KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/4903 E., 2025/11851 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/600-2022/425
Karar Metni
822 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne dair verilen karar davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalanan aracın 14.10.2006 tarihli tek taraflı trafik kazası sonucu sürücü konumunda bulunan davacıların desteği ...'ın yaşamını yitirdiğini, davalı ... şirketine 26.09.2008 tarihinde ihbarda bulunulmasına karşın müvekkillerine ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla desteğin eşi olan davacı ... için 400,00 TL, desteğin çocuğu olan davacılar ... için 200,00 TL,
... için 200,00 TL ve ... için 200,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile dava değerini, davacı ... için 3.450,20 TL, davacı ... için 4.024,60 TL, davacı ... için 5.175,10 TL ve davacı ... için 44.850,10 TL olmak üzere toplam 57.500,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, desteğin kendi kusurundan davacıların yararlanamayacağını ve üçüncü kişi sayılamayacaklarını, davacı tarafa yapılan ödemelerin araştırılması gerektiğini, poliçe teminat limitinin dikkate alınması ve dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.04.2014 tarihli 2013/531 Esas, 2014/202 karar sayılı ilamı ile davaya konu kazanın, tek taraflı olması ve desteğin tam kusuruyla meydana gelmesi nedeniyle suç teşkil eden bir eylem niteliği taşımadığı, davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğduğunun kabul edilemeyeceği, eylemin bu niteliği itibariyle de 23.09.2008 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, suç teşkil etmediğinin sabit olması ve oluşan riziko nedeniyle ceza zamanaşımı uygulamasının söz konusu olmadığı gerekçesiyle dava zamanaşımı nedeniyle reddedilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Birinci Bozma Kararı Davacılar vekili tarafından kararın temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 13.12.2016 tarihli, 2014/13545 Esas ve 2016/11493 karar sayılı kararı ile ölümle sonuçlanan söz konusu trafik kazasının cezayı gerektiren bir fiil niteliğinde olduğu, kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 66/1-d maddesinde öngörülen 15 yıllık ceza zamanaşımı süresi dikkate alındığında dava tarihinde zamanaşımı süresinin dolmadığı, işin esasına girilip tarafların delillerinin toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının yerinde olmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
B. İkinci Bozma Kararı
Bozmaya uyan Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 21.05.2018 tarihli ve 2017/356 Esas, 2018/367 Karar sayılı kararıyla davacıların desteğinin, kazaya karışan aracın işleteni ve sürücüsü olduğu, kazanın desteğin tam kusuru nedeniyle meydana geldiği, bu nedenle davacıların 2918 sayılı Kanun'un 91/1. maddesi gereğince işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen davalı trafik sigortacısından tazminat talep edemeyecekleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 26.10.2020 tarihli ve 2019/1258 Esas, 2020/6210 Karar sayılı ilamı ile davacıların taleplerinin niteliği gereği, davalı zorunlu trafik sigortacısı karşısında zarar gören 3. kişi konumunda bulundukları, bu durumda desteğin kusurunun davacılara yansıtılamayacağı, Mahkemece davalı ZMSS'nin sigortalısına rücu sebepleri göz önüne alınmadan toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ikinci bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, 15.03.2018 tarihli aktüer raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı ... yönünden 3.450,20 TL, davacı ... yönünden 4.024,60 TL, davacı ... yönünden 5.175,10 TL, davacı ... yönünden 44.850,10 TL olmak üzere toplam 57.500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının poliçe limitiyle sınırlı olarak dava tarihi olan 06.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacılar lehine belirlenen vekalet ücretlerinin hatalı olduğunu beyan etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, davacıların desteğinin tam kusurlu olduğunu, davacıların tazminat haklarının bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalan davacı eş/çocukların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekilinin ve davalı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden davalı ve davacılara yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 10.07.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup kabul edilen maddi tazminat yönünden her bir davacı yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, toplam tazminat miktarı üzerinden tek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp hükmün düzeltilerek onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/4903, K. 2025/11851, 10 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama