KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/4905 E., 2025/7577 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/90 D.İş -2023/105 K.
Karar Metni
1.167 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortaladığı ve davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda 24.04.2021 tarihinde yaralamalı tek taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa yapılan başvuru yapılsa da davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde; davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, maluliyet tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve %1,65 iskonto yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indiriminin yapılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 5.100,00 TL tazminatın 29.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının maluliyetinin tespit edilmesine ilişkin olarak alınan rapora göre davacının sürekli maluliyet oranının %3 oranında olduğunu, buna göre davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatı 71.709,75 TL olsa da davacı vekilince bedel arttırımı yapılmadığından taleple bağlılık ilkesi gereğince Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında değişiklik yapılmasına yer olmadığına ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının aynen icrasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafça, müvekkiline davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığını, hükme esas alınan maluliyet raporunu düzenleyen heyette plastik ve estetik cerrahisi uzmanının bulunmadığını, müvekkilince alınan uzman mütalaasına göre davacının kaza nedeniyle maluliyetinin oluşmadığını, çelişkinin giderilmesi ve maluliyet tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ve vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan ve davacının yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi suretiyle meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, Yargıtay içtihatlarına uygun olarak TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve progresif rant hesap yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılmasına, dava konusu somut olayda müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirecek bir durum ve olgunun bulunmaması nedeniyle indirim yapılmamış olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Somut olayda; İtiraz Hakem Heyetince hükme esas alınan ve ... Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 05.01.2023 tarihli raporda, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin sol kaş üzerinde ve burun sırtındaki yara izlerine bağlı olarak %5 oranında olduğu kabul edilmiştir. Ancak davacının vücudunda oluşan yara izlerinin yeri ve niteliği ile belirlenen maluliyet oranı göz önüne alındığında yönetmelikte belirlenen kriterleri karşılama hususunda tereddüt hasıl olmuş ve söz konusu maluliyet raporunu düzenleyen kurulun içerisinde plastik ve estetik cerrahisi uzmanının olmadığı görülmüş olup, bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır.
İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle en yakın Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden içerisinde plastik ve estetik cerrahisi uzmanının da bulunduğu heyetten olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor
alınarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
3-Dosya kapsamına göre, kaza günü kolluk görevlileri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında, davacının yolcu olarak bulunduğu davalı sigortalı aracın sürücüsünün, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-b maddesinde düzenlenen aracının hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak kuralını ihlal ettiğinin ifade edildiği görülmüştür.
6100 sayılı HMK 266 ve takip eden maddeleri uyarınca, mahkemece, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşü alınarak karar verilmelidir. Trafik kazasında tarafların kusur oranlarını belirlenmesi uzmanlık gerektiren konulardandır.Hakem Heyetince, herhangi bir kusur raporu alınmaksızın davalının sigortaladığı ve davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru değildir. Bu sebeple eksik incelenme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti için alanında uzman bilirkişiden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp, buna uygun şekilde hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dosya kapsamından, tek taraflı trafik kazasında davacının yolcu olduğu, kaza tespit tutanağına göre kazanın sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi suretiyle meydana geldiği ve davalıya sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Davaya konu olaya ilişkin kusur durumuna göre davalının sigortalısının kusursuz olma durumu söz konusu olmadığı ve buna göre kusur raporu alınmasına gerek olmadığı görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun (3) numaralı bentteki bozma kararına katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/4905, K. 2025/7577, 12 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama