KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/4944 E., 2025/16727 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/249 E., 2025/59 K.
Karar Metni
1.679 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi'nin 06.02.2018 tarih ve 2016/2379E-2018/621K sayılı ilamı ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 02.03.2021 tarih ve 2020/8972E-2021/2116K sayılı ilamı ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 04.09.2013 günü dava dışı..........ın, idaresindeki kamyon ile seyir halinde iken, aynı istikamette seyretmekte olan davacıların desteği ...'ın idaresindeki araca çarpması neticesinde ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, müvekkillerinin murislerinin bu kazada vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile tüm müvekkilleri için ayrı ayrı 2.500,00'er TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL'nin davalı şirketten faizi ile birlikte alınarak müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini tüm davacılar yönünden toplam 466.086,66 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın murisin kendi kusuru ile meydana geldiğini, sorumluluklarının bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEMECE VERİLEN İLK KARAR
Mahkemece; davanın kabulüne, davacılardan ... için 250.000,00 TL, davacılardan........... için 67.014,56 TL, davacılardan ... için 131.153,78 TL ve davacılardan ................için 17.918,32 TL olmak üzere toplam 466.086,66 TL'nin temerrüt tarihi olan 29.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont oranında ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkeme kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 06.02.2018 tarih ve 2016/2379E-2018/621K sayılı ilamı ile; "... desteğin ve destek ihtiyacı olanların muhtemel yaşam süreleri belirlenirken .............. – ... (PMF) Yaşam Tablosu esas alınmalıdır. Ayrıca, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken rapor tanzim tarihine kadar gerçekleşen zararın bilinen veriler nazara alınarak ve iskontoya tabi tutulmadan somut olarak, rapor tanzim tarihinden sonraki zarar açısından ise;
bilinen son gelir nazara alınıp 1/Kn katsayısına göre her yıl %10 oranında artırılmak ve iskonto edilmek suretiyle hesaplanma yapılması gerektiği,trafik kazasına karışan ve davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı olan 06... plakalı araç ticari kullanım niteliğinde olmayıp hususi araç olduğundan uygulanabilecek faiz oranının yasal faiz olması gerektiği, hükme esas alınan aktüer raporunda, destekler ... ve ...'ın, gelirlerinin %45'i oranında eşine ve %10 oranında çocuğuna pay ayıracağı varsayılarak hesaplama yapıldığı, desteklerin anne ve babalarının hayatta olup olmadığı araştırılarak,
hayatta iseler desteklerin gelirinden anne ve babasına da pay ayrılması gerektiği, muris ...'ın ölümü nedeniyle davacılar ... ve ... ... yönünden poliçe teminat limitinin aşıldığı, garameten hesaplama yapılması gerektiği" gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, ... için 172.217,58 TL, .................. için 28.416,90 TL, ... için 3.382,21 TL ve ... ... için taleple bağlı kalınarak 17.918,32 TL olmak üzere toplam 221.935,01 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 29.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin ikinci kararına karşı davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 02.03.2021 tarih ve 2020/8972 E.-2021/2116 K. sayılı ilamı ile; ".... davalı vekilinin davacı ... yönünden temyiz dilekçesinin reddine, davacılar vekilinin tüm; davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, davalı vekilinin davacı ... dışındaki davacılar yönünden hesaplanan tazminatlara dair temyiz itirazlarının incelenmesinde; somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda, her iki muris yönünden destekten çıkan annenin payı babaya eklenmeliyken tüm pay sahipleri arasında dağıtılmasının ve desteklerin 2.çocuklarının olacağı varsayımının dikkate alınmamasının doğru olmadığı, mahkemece, aynı bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği" belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada; yeniden alınan ek hesap raporunun karar vermeye yeterli olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne, ... için 186.788,50 TL, ... ... için 22.183,00 TL, ... için 3.382,21 TL ve ... .. için taleple bağlı kalınarak 17.918,32 TL olmak üzere toplam 230.272,03 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 29.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemenin üçüncü kararına karşı davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 03.10.2023 tarih ve 2023/4712 Esas ve 2023/10157 Karar sayılı ilamı ile "...Bozma kapsamında yürütülen yargılamada; bozmadan önceki hükme esas alınan hesap raporundaki hataların düzeltilmesi için yeniden hesap raporu alınmış. 12.12.2022 tarihli rapor ile (2022 yılı verileriyle hesaplama yapan) davacı ... için 186.788,50 TL, ... ... için 22.183,00 TL, zarar belirlemiş ve bu miktar tazminatlara hükmedilmiştir.
Diğer davacılar ... ve ... yönünden bir önceki tazminatlara aynen hükmedilmiştir. Davacı ... yönünden bir önceki bozma kararı ile davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verildiğinden bu davacı ve davalı bakımından karar kesinleşmştir.
Ancak bozma ilamında destek ... yönünden de destekten çıkan annenin payı babaya eklenmeliyken tüm pay sahipleri arasında dağıtılmasının ve desteğin ikinci çocuğunun olacağı varsayımının dikkate alınmamasının hatalı olduğu belirtildiği halde, ek hesap raporunda bu husus dikkate alınmamış, muris ... yönünden hesap yapılmamıştır. Mahkemece bozmaya uyularak karar verildiği belirtilmişse de bozma kararının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Mahkeme ikinci kararının davalı yararına bozulduğu gözetildiğinde, davacılar lehine olacak biçimde, asgari ücrette gerçekleşen artışın kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle uygulanmasıyla yeniden yapılan hesap ile, davacı ... yönünden tazminatın ilk hükümdeki miktarı dahi aşacak biçimde belirlenmesi, diğer davacı ... yönünden yeni hesap tarihindeki verilerin uygulanması, muris .............ylanın pay sahipleri yönünden bozma gereklerinin yerine getirilmemesi, davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal edecek niteliktedir.
Açıklanan vakıalar karşısında mahkemece; bozma öncesindeki ikinci karara esas alınan 18.03.2020 tarihli hesap raporundaki verilere göre, davalı taraf lehine oluşan kazanılmış hakkın korunmasını sağlayacak biçimde ve sadece önceki bozma ilamında belirtilen " her iki muris yönünden destekten çıkan annenin payının babaya eklenmesi tüm pay sahipleri arasında dağıtılmaması ve destek ...'nın da ikinci çocuğunun olacağı varsayımının dikkate alınması" hususunda hesaplama yapılıp belirlenecek tazminatların hükme esas alınması gerekirken, usuli kazanılmış hakları ihlal edecek biçimde 12.12.2022 tarihli hatalı ve eksik bilirkişi raporuna göre karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile, ... için 172.217,58 TL, ... .... için 28.416,90 TL ve ... için taleple bağlı kalınarak 17.918,32 TL olmak üzere toplam 218.552,80 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 29/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ... yönünden daha önce verilen karar kesinleşmiş olduğundan bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; anne-babaya ve ikinci çocuğa pay ayrılmayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bozma ile müvekkili lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu halde mahkemece bozma kararına uygun karar verilmediğini, hesaplamanın 18.03.2020 tarihine göre yapılması gerekirken bilinen işlemiş dönemin 2024 yılına kadar hesaplandığını, bilinmeyen işleyecek dönemlerin 2024 yılından sonra yapıldığını, oysaki Yargıtay bozma ilamı ile oluşan usuli kazanılmış haklar nedeniyle hesaplamada bilinen işlemiş dönem 18.03.2020 (bilirkişi raporu tarihi) tarihine kadar olması gerektiğini, bilinmeyen işleyecek dönem hesabının ise 18.03.2020 tarihinden sonra ele alınması gerektiğini,
2024 yılının asgari ücretine göre bilinen ve bilinmeyen dönemler hesaplandığını, 18.03.2020 yılına ilişkin asgari ücret kullanılarak 2020 yılından sonra bilinmeyen dönem için hesaplama yapılması gerektiğini, destek payı ve sürelerin hatalı olduğunu, 60 yaşında emekli olacağının varsayılması gerektiğini, desteklerin 2. çocuğunun olacağının hesaba katılmadığını, destek ...'nın hatır için taşındığını, ...'a velayeten ... tarafından müvekkili şirket aleyhine Elazığ 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/203 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, dava ile bakiye tazminat talep edildiğini,
iş bu dosyadan hatalı olarak hesaplanan tazminatlar ve bilirkişi raporları nedeniyle aleyhe açılan bu dava ile de usuli kazanılmış haklara zarar verildiğini, vekalet ücretinin hatalı takdir edildiğini, müterafik kusur inidirimi yapılması gerektiğini, teminat limitinin garame hesabının hatalı yapıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu sürücünün ve yolcunun ölümü nedeniyle ölenlerin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
1-Davacı ... hakkında verilen karar kesinleştiği ve mahkemece davacı hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm kurulmasında hata edilmediği, bu kapsamda hakkında aleyhine hüküm bulunmadığından davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla, diğer davacılar ..., ... ... ve ... vekilinin tüm temyiz itirazları ile davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Eldeki davada mahkeme kararı yukarıda açıklandığı üzere davalı lehine 3 kez bozulmuştur. Dairenin 03.10.2023 tarihli bozma kararında açıkça bozma öncesindeki ikinci karara esas alınan 18.03.2020 tarihli hesap raporundaki verilere göre, davalı taraf lehine oluşan kazanılmış hakkın korunmasını sağlayacak biçimde ve sadece önceki bozma ilamında belirtilen " her iki muris yönünden destekten çıkan annenin payının babaya eklenmesi tüm pay sahipleri arasında dağıtılmaması ve destek ..... da ikinci çocuğunun olacağı varsayımının dikkate alınması" hususunda hesaplama yapılıp belirlenecek tazminatların hükme esas alınması gerekirken, usuli kazanılmış hakları ihlal edecek biçimde 12.12.2022 tarihli hatalı ve eksik bilirkişi raporuna göre karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilmiştir.
Ancak bozma kararından sonra alınan hesap raporunda öncelikle, 18.03.2020 tarihli hesap raporundaki verilere göre hesap yapılmamış (bilinen dönemin bu tarih verileri ile hesaplanması gerekirken) 31.12.2024 tarihine kadar olan dönem bilinen dönem olarak ele alınmıştır. İkinci olarak destekler ... ve ve ...'ın ikinci çocuklarının olacağı varsayımı dikkate alınmamıştır.(Halbu ki destek ...'ın ikinci çocuğunun olacağı varsayımı ikinci bozmadan sonra alınan raporda hesaba dahil edilmişken, son hesap raporunda bu husus gözardı edilmiştir). Üçüncü olarak davacılar ... ve ... yönünden poliçe ölüm teminat limiti 250.000,00 TL olduğu halde garame hesabının da hatalı olduğu tespit edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde bozma gereklerinin belirtilen sebeplerle yerine getirilmemesi, hatalı bilirkişi raporuna göre karar verilmesi, davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakların korunmaması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/4944, K. 2025/16727, 15 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama