KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/5187 E., 2025/14270 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1439 Esas - 2025/46 Karar
- İlk derece mahkemesi
- Nurdağı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mah.Sıf
- Sayısı
- 2023/339 Esas - 2024/387 Karar
Karar Metni
639 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 29.01.2025 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.
Ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde belirsiz alacak davası olarak eldeki davanın açıldığı, bedel artırım dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu, davacı vekili tarafından zorunlu deprem sigortası poliçesinde taşınmazın yüz ölçümünün eksik belirtildiği ve bu nedenle de sigorta bedelinin eksik olduğunun iddia edildiği dikkate alındığında temyiz dilekçesinin reddine dair 29.01.2025 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz incelemesine geçilmiştir.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait olup davalı ... tarafından Zorunlu Deprem Sigortası(ZDS) ile teminat altına alınan meskenin konut kredisi ile satın alındığını, ZDS poliçesinin en son 26.07.2022 tarihinde davalılar tarafından yenilendiğini, ancak 25.11.2022 tarihli Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimat Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Tebliğ'e göre sigorta bedelinin güncellenmediğini, 06.02.2023 tarihinde meydana gelen depremde meskenin yıkıldığını, ZDS poliçesindeki sigorta bedelinin davalılar tarafından 25.11.2022 tarihli Tebliğ'e göre güncellenmesi gerekmesine rağmen güncellenmediğini,
bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını, ayrıca ZDS poliçesinde meskenin gerçek yüz ölçümünün davalılar tarafından eksik ve hatalı girildiğini, bu sebepten ötürü de sigorta bedelinin olması gerekenden düşük hesaplandığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi gereğince 1,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile dava değerini fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla 221.675,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; müvekkili bankanın herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin poliçede yer alan sigorta bedeli ile sorumlu olduğunu, poliçeye istinaden ödeme yaptıklarını ve başkaca bir sorumlulukları bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalılar tarafından bildirim yükümlülüğünün mevzuata uygun şekilde yerine getirilmediğini, mesken konut kredisi ile satın alındığından davalılar tarafından ZDS poliçesinin 25.11.2022 tarihli Tebliğ'e göre güncellenmesi ve var ise ek prim tutarının müvekkilinden tahsil edilmesi gerektiğini, davalıların kusuru ve sorumlulukları bulunduğunu, mevzuatta ek prim ödenmesi gerektiğine dair düzenleme bulunmadığını, vekalet ücreti yönünden de hatalı hüküm tesis edildiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZDS poliçesi ile teminat altına alınan meskenin depremde hasara uğramasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, zeyilname düzenlenmeksizin ve ek prim ödenmeksizin 25.11.2022 tarihli Tebliğ'in uygulanma imkanı olmamasına, davacı tarafından poliçe yazılı olan yüz ölçümüne itiraz edilmemiş olmasına ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1423 üncü maddesinin (2) numaralı fıkrası gereğince sözleşmenin poliçede yazılı şartlarla yapılmış sayılmasına,
davacı tarafından vekalet ücretine ilişkin açıkça istinaf yoluna başvurulmamış olması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/5187, K. 2025/14270, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama