KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/5361 E., 2025/11257 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/436-2022/436
- Sayısı
- 2022/İHK-19813
- Sayısı
- K-2022/37783
Karar Metni
822 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
23.08.2020 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araçtan yola dökülen yağ nedeniyle davacının yolcusu olduğu motosikletten düşmesi sonucu meydana gelen tek taraflı trafik kazasında yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 10,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 10,00 TL bakıcı gideri ile 3.000,00 TL tedavi gideri ve 750,00 TL rapor ücretinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş.
14.01.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile bilirkişi raporu doğrultusunda sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 203.337,30 TL, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 14.816,96 TL ve geçici bakıcı giderine ilişkin tazminat talebini 6.974,10 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, kazanın varlığının ispatlanması gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur tespiti yapılması ve TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, hatır taşıması nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının %10 oranındaki maluliyeti ve plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün %100 kusuru üzerinden TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre usulünce hesaplama yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 203.337,30 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 14.816,96 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 6.974,10 TL geçici bakıcı gideri ve 3.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 228.128,35 TL tazminatın 29.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olduğu, hesap ve kusur raporunun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunduğu, ancak davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmayacak şekilde 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalının itirazlarının vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne, kararın düzeltilmesine ve davalının diğer itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kazanın ve yola yağ döken aracın varlığının ispatlanması gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri ile tedavi giderinin teminat kapsamı dışında kaldığını, faiz belirlemesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araçtan yola dökülen yağ nedeniyle oluştuğu iddia edilen trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri ile rapor gideri talebine ilişkindir.
1. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; dava dilekçesine göre 23.08.2020 tarihinde plakası tespit edilmeyen araçtan yola dökülen yağ nedeniyle meydana gelen trafik kazasında yaralanan davacının bedensel zararının oluşması nedeniyle davalı ...
Hesabından tazminat talebinde bulunulduğu, davaya konu kazaya ilişkin kolluk görevlileri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağına göre davacının yolcu konumunda bulunduğu aracın sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, karayolu üzerinde trafiği tehlikeye sokarak yola yağ döken plakası tespit edilemeyen aracın sürücüsünün kusurlu bulunduğunun tespit edildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 14.01.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun ve davacının yolcu olduğu araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığının tespit edildiği,
hakem heyetince davalı tarafın %100 kusurlu olduğu kabulüne göre tazminat hesaplanarak hüküm kurulduğu, davalı vekilinin kazanın varlığının ispatlanması gerektiği ve kusur tespitinin hatalı olduğuna ilişkin itirazlarının, İtiraz Hakem Heyetince reddedildiği anlaşılmaktadır.
Davalı vekili tarafından bu iddialar temyiz aşamasında da ileri sürülmekle plakası tespit edilemeyen aracın varlığının ve kazaya sebebiyet verdiğinin somut delillerle ispatlanması gerektiği, İtiraz Hakem Heyetince hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme sonucu oluşturulduğu belirtilmiştir.
Şu durumda; davalı ...'nın, 23.08.2020 tarihli kazaya karışan plakası tespit edilemeyen aracın varlığının ve yola yağ dökerek kazaya sebebiyet verip vermediğinin araştırılması gerektiğine yönelik itirazına ilişkin İtiraz Hakem Heyetince yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığı, dosya kapsamına ve kazanın oluş şekline göre mevcut delillerin hakem heyeti tarafından toplanması ve değerlendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; davaya konu uyuşmazlığın çözümünün ancak geniş bir araştırma sonucu belirlenebileceği, bu hali ile genel mahkemelerce gerekli araştırmanın yapılması gerektiğinden tahkim yargılamasının dosyadan el çekme ile sonlandırılmasına karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
2. Bozma ilamının neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/5361, K. 2025/11257, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama