KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/5595 E., 2025/9332 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2025/317 Değişik İş, 2025/317 Karar
Karar Metni
786 kelime·4 dk okuma·13 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı ve 03.11.2016 tarihinde meydana gelen çok taraflı kaza neticesinde davacının yaralanarak malul kaldığını bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00,00 TL bakıcı gideri tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini talep etmiş, ıslahla talebini 256.727,76 TL olarak belirlemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davacı tarafa yapılan ödeme ile sorumluluğun sona erdiğini ve poliçe limitinin tükendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile talebin kabulüne, 256.727,76TL TL bakıcı gideri zararının 13.07.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince; davalı vekilinin itirazlarının kabulü ile başvurunun reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. I. Bozma Kararı
İtiraz Hakem Heyetinin 12.03.2019 tarih ve 2019/İHK-5338 sayılı kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 2022/9661 E.- 2022/14731 K. sayılı ilamında "Somut olayda, 14.07.2016 tarihli poliçede 310.000,00 TL sakatlanma ve ölüm, 310.000,00 TL sağlık gideri teminatı bulunmaktadır.
İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı sigorta şirketi tarafından 20.03.2018 tarihinde davacı tarafa ödeme yapılmış olması nedeni ile davanın reddine karar verilmiş ise de, yukarıda açıklandığı üzere bakıcı gideri talepleri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam ettiğinden Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihinde verdiği KTK'nın 90. maddesine ilişkin iptal kararı da gözetilerek,
davacının talep ettiği sürekli bakıcı gideri tazminatının ZMMS poliçesindeki sağlık gideri teminatından karşılanması gerektiği gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme ile yaşam boyu bakıcı giderinin sakatlık teminatı kapsamında olduğu değerlendirilerek yazılı gerekçeyle davalı vekilinin anılan yöne ilişkin itirazları kabul edilerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılarak bakıcı gideri talebi yönünden ret kararı verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile karar bozulmuştur.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin 30.10.2023 tarih ve KIT/2023-1993 sayılı kararı ile davalının Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen 20.02.2019 tarih ve 2019/13275 sayılı karara vaki itirazlarının reddine karar verilmiştir.
C. II. Bozma Kararı
İtiraz Hakem Heyetinin 30.10.2023 tarih ve KIT/2023-1993 sayılı kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 07.02.2024 tarih ve 2024/626 E.- 2024/1285 K. sayılı ilamında özetle "Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına yapılan itirazların kabulüne karar verildiği, bozma ilamı sonrasında ise "Davalının Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen 20.02.2019 tarih ve 2019/13275 sayılı karara vaki itirazlarının reddine" karar verildiği anlaşılmakla; İtiraz Hakem Heyetince infazda tereddüt yaratmayacak şekilde yeniden hüküm kurulması gerekirken "davalı vekilinin itirazlarının reddine" şeklinde karar verilmiş olması doğru değildir. " gerekçesi ile karar bozulmuştur.
D. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen 20.02.2019 tarih ve 2019/13275 sayılı kararın kaldırılmasına, İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 12.03.2019 -2019/İHK-5338 sayılı kararın kaldırılmasına, İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 28.10.2023 tarih ve KIT-2023/71993 sayılı kararın kaldırılmasına, talebin kabulü ile 256.727,76 TL sürekli bakıcı giderinin 13.07.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde.
Genel Şartların açık hükmü gereği sürekli bakıcı giderlerinin sürekli sakatlık teminatı dahilinde olduğunu, sürekli sakatlık teminatının sürekli bakıcı giderini de kapsadığını, sürekli bakıcı gideri zararının sağlık gideri teminatından karşılanması gerektiğine dair herhangi bir genel şart hükmü mevcut olmadığını, 07.11.2017 tarihli beyin MR tetkikinde bilateral serebral beyaz cevherde non-spesifik hiperintens fokusların olduğu, hipoksik iskemik ensefalopati ve buna bağlı mental motor bulguları olan şahsın günlük yaşam aktivitelerini gerçekleştirmede yardıma ihtiyacı olduğu,
bir yıl sonra tekrar değerlendirileceğinin belirtildiğini, ancak 1 yıl sonra düzenlenmiş herhangi bir muayene raporu bulunmadığını, tahkime müracaat öncesinde sigorta şirketine gerekli evraklarla başvuru yapılmadığını, bu nedenle başvurunun usulden reddi gerektiğini, davacı lehine vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı sigorta şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaptığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün bakıcı gideri talebine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, 25.12.2017 tarihli maluliyet raporunun mevzuata uygun olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/5595, K. 2025/9332, 4 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama