KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/5660 E., 2025/11935 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2081 E., 2024/1778 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/350 E., 2018/452 K.
Karar Metni
833 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davalıya trafik sigortalı araç içerisinde yolcu konumunda olan davacının 05.02.2016 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında yaralandığını belirterek belirsiz alacak davası şeklinde şimdilik 1.000,00 TL geçici ve 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 23.01.2018 tarihli dilekçesiyle talebini toplam 230.566,00 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili, davayı kabul anlamına gelmemekle; müvekkili şirketin maddi tazminat talepleri açısından poliçe limitleri dahilinde ve sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında davacının zararlarını gidermekle yükümlü olduğunu, davacının kaza geçirdiği aracın ticari bir araç olmadığı gibi yapılan taşımanın hatır taşıması olduğunu, kazada müvekkili şirket tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kusuru bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.04.2018 tarih, 2016/350 Esas, 2018/452 K. sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne, 149.608,94 TL sürekli iş gücü kaybından kaynaklı alacak ile 8.477,72 TL geçici iş göremezlik tazminatının (poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydı ile) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine. Bölge Adliye Mahkemesince, davalının istinaf talebinin reddine karar verildiği, davacı tarafça PMF Yaşam Tablosuna ve iskontolama yöntemine göre hesap yapılmasının istenildiği, bu şekilde yapılan hesaplamaya ilişkin 10.01.2018 tarihli bilirkişi raporundaki tazminat hesabına göre davanın ıslah edildiği,
bu şekilde hesaplanan tazminata hükmedilmesinin talep edildiği göz önüne alınarak anılan bilirkişi raporu esas alınması ile davacının alkollü olduğunu bildiği sürücü idaresindeki araca binerek zararın artmasına neden olduğu ve bu nedenle müterafik kusurunun bulunduğu değerlendirilerek tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine,
davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b.2 maddesi uyarınca davanın kısmen kabulü ile 175.975,20 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 8.477,72 TL geçici iş göremezlik tazminatının (poliçe limitiyle sınırlı kalmak kaydıyla) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 03.06.2021 tarih, 2019/2299 E., 2021/871 K. sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 15.01.2024 tarihli 2021/25583 E.,2024/420
K. sayılı bozma ilamı ile; "..davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir...Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap dilekçesinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davalıya sigortalı araç sürücüsünün davacı ile arkadaş olduğu, birlikte eğlenmeye gittikleri beyan edilmiştir.
Davacının, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ile arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir.
Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulü ile 140.780,16 TL sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan tazminat ile 6.782,08 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 147.562,24 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yapılan tüm indirimlerin hatalı olduğunu ve davanın tümden kabul edilmesi gerektiğini beyan etmektedir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hatır taşıması indiriminin yapılmadığını belirterek bozma ile kesinleşen diğer yönlerden temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı dikkate alınarak temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/5660, K. 2025/11935, 8 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama