KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/5875 E., 2025/15698 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/114 E., 2024/372 K.
Karar Metni
1.957 kelime·10 dk okuma·9 bölüm
Mahkeme kararı davalı ... Genel Müdürlüğü vekili ve davalı ... (...) Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 07.04.2012 tarihinde arkadaşı ile birlikte .. ..
Etap'ta bulunan ... otobüs durağına geldiklerinde gidecekleri yöndeki otobüse binmek için yolun karşısına gittikleri sırada, davalı ...'ın kullanmış olduğu otobüsün süratli bir şekilde otobüs terminaline girerek müvekkiline ve arkadaşına çarparak müvekkilini ağır bir şekilde yaraladığını, çarpmanın etkisiyle otobüsün ön camının kırıldığını, müvekkilinin orda bulunan kişilerce ambulans çağrılmak suretiyle ..
Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürüldüğünü, sol kulağında kanama olduğunu, yapılan tomografide beyinde kanama olduğunun görülerek tedavi altına alındığını ve hastanede 11 gün yatarak taburcu olduğunu, sol kulağının içinin kırıldığını, doktorların 6 ay sonra ameliyat edileceğini söylediklerini ve şu anda sol kulağının çok az duyduğunu, kafatasında ve beyninde de meydana gelen hasar sonucu koku alma duyusunun kaybolduğunu ve sürekli bir baş arası çektiğini,
olay günü tutulan kaza tutanağında müvekkilinin yayaların yürümesine ayrılmış olmadığı yerlerde taşıt yolunda taşıtların güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde yürüyüşünden dolayı kusurlu görüldüğünü ancak bu tutanağı kabul etmediklerini, müvekkilinin 1991 doğumlu olup ..
Üniversitesi Coğrafya Fakültesi 1. Sınıf öğrencisi olduğunu, kaza tarihine kadar okuluna düzenli bir şekilde gittiğini ve derslerinde başarılı olduğunu, ancak bu kaza yüzünden kaza tarihinden itibaren okula gidemediğini ve kulağında duyma problemi çıkması, koku alma duyusu kaybolması, başının şiddetli bir şekilde ağırması neticesinde bu dönem olan sınavlarına giremediğini ve halen okula gidemediğini, sınıfta kalma riskinin büyük olduğunu, bunalıma girip psikoloğa gittiğini, bu sebeplerle şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminat ve 100.000,00 TL manevi tazminatın müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen kazada müvekkiline atfı kabil bir kusur bulunmadığını, müvekkilinin .. son durağına gelip yolcularını indirdikten sonra araç henüz hareket etmeden aracın sağ yan ön taraftan ses geldiğini duyunca imdat frenini çekerek aşağı indiğini, yerde yatan bayanı görünce 112 acili aradığını ve davacının hastaneye kaldırıldığını, davacının elinde telefon ile konuşurken ve hızlı şekilde karşı tarafa geçmek isterken kendisinin durmakta olan araca çarparak yaralandığını,
davacının çarpmanın etkisi ile aracın camının çatlamış olduğunu iddia ettiğini ancak camın çatlaklığının önceden olup kaza ile ilgisinin bulunmadığını, diğer yandan davacı tarafça müvekkilinin aracının çok hızlı olduğundan bahsedildiğini ancak aracın çarpma esnasında hareket halinde bile olmadığını, olaydan sonra trafik ekiplerince tutulan tutanakta da davacının kusurlu bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Diğer davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu talepten ilk olarak dava dilekçesinin tebliği ile haberdar olduklarını, davadan önce müvekkili şirkete herhangi bir başvuru bulunmadığını, öncelikle kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmasını, davacının maddi tazminat talebinin somutlaştırılması ve ispatlanması zaruretinin bulunduğunu, müvekkili şirketin ancak sigortalısının kazadaki kusuru oranında ve maddi zararın varlığı ispat edildiği takdirde söz konusu olabileceğini, müvekkili sigorta şirketinin davacının tedavi harcamalarına ve manevi tazminata ilişkin herhangi bir sorumluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; davacının KTK madde 68/c ''yayaların yürümesine ayrılmış kısımların olmadığı yerlerde taşıt yolunda taşıtların güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde yürüme'' ve yaya asli kusurlarından olan 4. maddeye göre ''araçların ilk geçiş hakkını vermemek'' kurallarını ihlal ettiğinden açık ve asli kusurunun mevcut olduğunu,
davacının talep ettiği 5.000,00 TL'lik tazminatın 4.000,00 TL'lik kısmının kaza neticesinde meydana gelecek sürekli iş gücü kaybı ve maluliyet durumundan kaynaklandığının ifade edildiğini ancak dava dilekçesinde tekrar ameliyat olma ihtimali ve her ne kadar şu an için herhangi bir maluliyet durumu olmasa da devam eden süreçte meydana gelme ihtimaline binaen maluliyet ve iş gücü kaybı olarak izah etmiş olduğu zararlardan hiçbirinin meydana geldiğinin söylenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Küçükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 05.02.2016 tarihli ve 2012/3 56... /48 Karar sayılı kararıyla. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'ndan alınan rapora göre davacının %7,2 maluliyeti olduğu, alınan hesap raporuna göre davacının maddi tazminat talebini içerir davasının kabulüne, 69.595,00 TL iş göremezlik tazminatının dava tarihi olan 25.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... poliçe limitiyle sorumlu tutulacak şekilde davalılar ..., ...
İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ... ...'a verilmesine, davacı ... ...'ın manevi tazminat talebini içerir davasının kısmen kabulüne, 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 25.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...
İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nden tahsili ile davacı ... ...'a verilmesine, davacı ... ...'ın fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı ... İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve davalı ...
Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 11.03.2019 tarihli ve 2016/7276 Esas- 2019/2779 Karar sayılı ilamıyla; davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi, davalı işleten şirket vekilinin manevi tazminat yönünden itirazının ise bu aşamada incelenmesine yer olmadığı, somut olayda kaza tesbit tutanağında davacı yayanın asli kusurlu olduğunun belirlendiği, mahkemece 01.08.2013 tarihinde makine mühendisi olan tek bilirkişiden alınan kusur raporuna göre, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu, davacı yayanın ise % 25 oranında kusurlu olduğu.
Adli Tıp Kurumundan aldırılan 20.01.2014 tarihli raporda ise davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün asli, davacının tali kusurlu olduğu, 19.10.2015 tarihli raporda ise; davalı sürücünün asli kusurlu, davacı yayanın ise kusursuz olduğu bildirildiği, mahkemece bu rapor doğrultusunda karar verildiği, bu hali ile bilirkişi raporları arasında açık çelişki olduğundan mahkemece .. veya ..
Fen Heyeti gibi kuruluşlardan oluşturulacak heyetten raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek rapor aldırılması, maddi zararın hesabında davacının gelirinin belirlenmesinin tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tuttuğu, mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacının geliri hesaplanırken, kaza tarihinde ..
Üniversitesi Coğrafya Fakültesi 1. Sınıf öğrencisi olduğu, 2018 yılında mezun olabileceği ve okul bittiğinde 2.200,00 TL gelir elde edebileceği belirtilerek bu miktar üzerinden tazminat hesabı yapıldığı, davacının öğrenci olduğu tespit edildiğine göre, mezun olacağı tarihin araştırılarak, mezun olduğunda iş bulma süresi ve mesleğine göre emsal gelir araştırması yapılması, ilgili meslek odaları ve meslek kuruluşlarından mezuniyetinden itibaren ne kadar sürede iş bulabileceği, emsal gelirin ne kadar olduğu, mesleğine göre yılın tamamında çalışıp çalışamayacağı gibi hususların sorulması,
gerektiğinde bu hususta bilirkişi incelemesi yapılarak davacının gerçek gelirinin tespiti ile sonucuna göre hesaplama yapılması gerekirken hiç bir somut delill ile desteklenmeyen 2.200,00 TL üzerinden yapılan hesaplamanın hükme esas alınmasının doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B.Karar düzeltme
Davalı ...'ın temyiz dilekçesinin değerlendirilmediği gerekçesiyle yaptığı başvuru üzerine Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 11.03.2021 tarihli ve 2019/4429 Esas-2021/136 Karar sayılı ilamıyla araç sürücüsü davalı ... vekilinin temyiz dilekçesi altında ismi ve imzasının bulunması konusunda bir değerlendirme ve işlem yapılmadığı, davalı ... vekili bu defa, kararın kendileri tarafından da diğer davalı ... İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekili ile aynı dilekçeyle temyiz edildiğini bildirerek Dairenin kararının bozulmasını ve maddi hatanın düzeltilmesini istemesi üzerine maddi hata talebi kabul edilmiştir.
C.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kusur durumu açısından rapor temin edilmiş, temin edilen raporda sonuç olarak "Davalı sürücü ...'ın %60 (yüzde altmış) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ... ...'ın %40 (yüzde kırk) oranında kusurlu olduğu " davacı ... ...'ın ücretleri bozma kararı kapsamında olmak üzere, geçici iş göremezlik zararının ev hanımı olduğu dönemlerde ev hanımları için AGİSİZ asgari ücretin
neti üzerinden davalının %60 kusur ve davacının %100 malul olduğu geçici iş göremezlik süresi
yönünden 2.385,88 TL olacağı, sürekli kısmi iş göremezlik zararı, davacının okul öncesi dönemleri için asgari ücretin agisiz neti üzerinden bu arada SGK kayıtlı çalışma dönemleri yönünden asgari ücretin altındaki ücretleri yönünden asgari ücretin agli neti, sigortasız ev hanımlığı dönemleri için agisiz neti, SGK çalışması ve emsal ücretleri
yönünden agili neti üzerinden işlemiş devre zararı hesabı ile işleyecek
aktif ve pasif devre zararları yönünden davalı sürücünün %60 kusur ve
davacının %7,2 kısmi sürekli iş göremezlik zararının 357.782,78 TL olduğu ve davalı ... şirketinin
225.000,00 TL limitle sınırlı olarak sorumlu olacağı gerekçesiyle davacı ... ...'ın maddi tazminata ilişkin davasının kabulü ile. 357.782,78 TL iş göremezlik tazminatının dava tarihi olan 25.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Şirketinin poliçe limiti olan 225.000,00 TL'si ile sorumlu tutulacak şekilde davalılar ..., ... İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve ...
Sigorta AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ... ...'a verilmesine, davacı ... ...'ın manevi tazminatı içerir dava tarihi ve günü için ekonomik koşulları göz önüne alınmak sureti ile davasının kabulü ile 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Genel Müdürlüğünden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; usuli kazanılmış hakların korunmadığını ve kusur tespitlerinin hatalı olduğunu belirtmiştir. Davalı ... (...) Sigorta A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; usuli kazanılmış hakların korunmadan daha fazla tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu ve kusur tespitini kabul etmediklerini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalıların Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı, maliki ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan yaya davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve karara esas alınan kusur raporunun bozma ilamında belirtilen hususlara göre düzenlenmesine göre davalı ... vekili ve davalı ...(...) Sigorta A.Ş. vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı ...'nün diğer temyiz itirazı yönünden;
"Usuli kazanılmış hak" kavramı, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ve öğretide kabul görmüş usul hukukunun vazgeçilmez ana temellerinden olup bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade eder.
Mahkemenin 05.02.2016 günlü kararında davacı lehine 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, kararın davalı ... vekilinin temyiz istemi üzerine davalı lehine bozulduğu görülmektedir. Bozma kararından sonra mahkemenin 27.11.2024 günlü kararında davacı lehine 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş olup bu karar davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Manevi tazminat için mahkemenin ilk kararında 30.000,00 TL'ye hükmedilmiş olup bu rakam davacı vekili tarafından temyiz edilmediğinden davacı yönünden kesinleşmiştir. Manevi tazminatın 30.000,00 TL olarak dikkate alınması gerekirken davalı yararına oluşan usuli kazanılmış haklar ihlal edilerek mahkemenin temyize getirilen son hükmünde manevi tazminatın 30.000,00 TL yerine 100.000,00 TL olarak belirlenmesi hatalı olduğundan hükmün manevi tazminat yönünden bozulması gerekmiştir.
3. Davalılar ... vekili ile ...(...) Sigorta A.Ş.'nin diğer temyiz itirazları yönünden;
Mahkemenin 05.02.2016 günlü kararı davalılar ... vekili ve ...(...) Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz istemi üzerine Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 11.03.2019 tarihli ve 2016/7276 Esas- 2019/2779 Karar sayılı ilamıyla bozulmuştur. Bozma ilamında kusur oranları arasındaki çelişki olduğundan yeniden rapor alınması ile davacının gelirinin tespit edilmesi bakımından araştırma yapılması için davalılar lehine bozulmuştur. Mahkemenin ilk kararında 69.595,00 TL'ye hükmedildiği halde bozma ilamından sonra davalılar aleyhine hükmedilen tutar 357.782,78 TL olarak kabul edilmiştir.
Oysa sadece davalılar lehine ilk hükmün bozulduğu, bozma kapsamında belirtilen yön dışında 03.08.2015 tarihli kök rapordaki veriler yönünden çalışmadığı dönemde asgari ücretin rapor tarihine göre belirlenmesi, ücret araştırması sonucu tespit edilecek gelirin davacının çalışmaya başladığı dönem için 2.200,00 TL'yi geçemeyeceği, daha düşük ücret var ise o ücretin hesaplamaya alınması, esas alınan asgari ücret yılı, yaşam tablosu, işlemiş/işleyecek dönem tarihleri gibi) davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınması gerekirken davalılar yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal eden ek hesap raporu hükme esas almaya elverişli değildir.
Şu hâlde; bozma sonrası alınan ek rapordaki güncel asgari ücret ile gelirde yüksek tutarın kabulü hatalı olup bozma ilamı öncesinde ilk hükme esas alınan 03.08.2015 tarihindeki veriler ile sürücünün kusurunun %60 kabul edilerek bozma ilamında belirtildiği şekilde ek rapor alındıktan sonra (69.595,00 TL ıslah tutarının da geçilemeyeceği dikkate alınarak) sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/5875, K. 2025/15698, 25 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama