KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/6522 E., 2025/13180 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/433 E. 2023/409 K.
Karar Metni
789 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava dışı ...ve dava arkadaşları tarafından ... Devlet Hastanesinde, tedavi sırasında hizmet kusuru işlendiği iddiasıyla ... aleyhine açılan tazminat davasının kısmen kabulüne ilişkin Erzurum 2. İdare Mahkemesinin 2010/13 92... /1154 Karar sayılı kararının icraya konulması ile davacı kurum bütçesinden ...
İcra Müdürlüğünün 2013/817 sayılı takip dosyasına 02.05.2013 tanzim tarihli ödeme emri belgesi ile 28.05.20 13... .05.2013 tarihlerinde ödeme yapıldığını, ...
2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/659 Esas, 2013/502 Karar sayılı kararıyla davalı doktorun asli kusurlu olarak suçunun sabit görüldüğünü ve davalının mahkumiyetine karar verildiğini belirtip fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 69.986,74 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 22.11.2017 tarihli 2016/9 98... /7530 Karar sayılı ilamıyla ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/659 Esas, 2013/502 Karar sayılı ceza dosyasının sonucu ve kesinleşmesinin beklenmesi ve varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dairenin 29.09.2021 tarihli 2021/181 89... /5811 Karar sayılı ilamıyla davalının görevi ihmal suçunu işlediğinin ceza yargılamasıyla sabit olup ceza yargılamasındaki kesinleşen vakıalar değerlendirilerek davalının sorumluluğuna gidilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maddi vakıanın ortaya çıkmasının sebebinin organizasyon kusuru olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın kabulü gerektiğini, mahkemece Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nda yapılan değişiklikler açısından bir değerlendirme yapılmadığını, kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava dışı kişiler tarafından davacı aleyhine açılan tazminat davasında İdare Mahkemesi kararı doğrultusunda yapılan ödemenin davalı doktorun hatası nedeniyle rücuen tahsili istemine ilişkindir.
1. Resmi Gazetede 27.05.2022 tarihinde yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 15. maddesi ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na eklenen geçici 13. madde “Ek 18 inci maddenin birinci fıkrası hükümleri, 4483 sayılı Kanun hükümleri uyarınca haklarında kesinleşmiş bir soruşturma izni verilenler bakımından uygulanmaz ve soruşturma veya kovuşturmalara devam olunur.
Kamu kurum ve kuruluşları ve Devlet üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yapmış oldukları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle idare tarafından ödenen tazminattan dolayı açılan rücu davalarından, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla yargılaması devam edenler bakımından ek 18 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca karar verilmek üzere Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacıya iki aylık süre verilir.
Başvuru yapılmaması hâlinde dava usulden reddedilir. ” hükmünü haizdir.
Dosya kapsamından, davalının ... Devlet Hastanesinde doktor olarak görev yaptığı, dava dışı hasta yakınları tarafından uygulanan tıbbi ameliyelerde hizmet kusuru olduğundan bahisle ... aleyhine Erzurum 2. İdare Mahkemesinin 2010/1392 esas sayılı dosyası ile açılan tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davanın ödenen bedelin davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı vekilince 02.11.2022 tarihli celsede Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurulmak üzere süre talep edildiği, mahkemece bu yönde davacı tarafa süre verildiği, davacı tarafça ...
Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 31.03.2023 tarihli yazısı ve eklerinin dosyaya sunulduğu, yazı içeriğinde "Mezkur mevzuat hükümleri uyarınca ilgili sağlık meslek mensubu hakkında kasten görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullandığının kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı ile tespit edilmiş olması zorunlu olunduğundan, yalnızca kasten görevin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullandığını tespit eden kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı bulunan dosyaların Kurul gündemine alınmasına;
ihmal, gecikme veya taksirle işlenen suçlardan mahkumiyetin yer aldığı dosyaların Kurul gündemine alınmamasına dair Mesleki Sorumluluk Kurulunca karar alınmış olup, ilgili yazınız iade edilmektedir." ifadesine yer verildiği, bu kapsamda davacı tarafça dosyaya Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvuru yapıldığına dair belge sunulamadığı anlaşılmakla; yukarıda açıklanan mevzuat çerçevesinde karar verilmesi gerekirken maddi vakıanın ortaya çıkmasının sebebinin organizasyon kusuru olduğu olduğu gerekçesiyle davanın esastan reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
2. Bozma ilamının neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/6522, K. 2025/13180, 25 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama