KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/6528 E., 2025/16689 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/2870 E., 2021/1956 K.
- İlk derece mahkemesi
- Batman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/267 E., 2019/410 K.
Karar Metni
1.012 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilleri ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; kaza tarihinde geçerli sigorta poliçesi olmayan aracın 23.12.2015 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu yaya olan davacılar desteğinin vefatı nedeniyle davacı anne ... ve bekar olan kızkardeşlerinin ölenin desteğinden yoksun kaldığını, belirsiz alacak olarak anne Netice için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, ... için 60.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL,.......... için 20.000,00 TL,
... için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın (Davalı ... sadece maddi tazminat talebinden sorumlu olmak kaydıyla) 2.000,00 TL olmak üzere maddi tazminatın ve cenaze gideri olarak 1.000,00 TL'nin davalılardan tahsilini talep etmiş, 06.06.2018 tarihli dilekçe ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... yönünden 140.673,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 4.400,00 TL cenaze ve defin gideri, diğer davacılar için 628,00 TL cenaze ve defin gideri olarak talebini arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalılar davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne, davacı ...'ın 140.673,00 TL destek tazminatı ile davacılar ............ve ... için 1.000,00 TL defin gideri olmak üzere toplam 141.673,00 TL maddi tazminatın ... yönünden 13.05.2016 tarihinden itibaren ... ve ... yönünden olay tarihi olan 23.12.2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara verilmesine,
(... yönünden sigorta limiti ile sınırlı olmak üzere), fazlaya ilişkin talebin reddine, davacılar ................... ve ..... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine, davacı ... için 30.000,00 TL, davacılar ................... .... ve ... için her birine 7.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihi olan 23.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; cenaze masrafları için dosyaya sunulan somut verilerin gözardı edildiğini, hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, manevi tazminat bakımından davanın tüm davacılar için ret nedeni aynı olduğundan davalılar yönünden tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; destek payının hatalı hesaplandığını, evlilik ve çocuk durumuna göre annenin payının kademeli olarak düşmesi gerekirken her durumda %25 olarak hesaplanmasının hatalı olduğunu, ayrıca kazanın 23.12.2015 tarihinde meydana gelmesine karşın mayıs ayı bordrosundaki ücrete göre hesap yapılmasının hatalı olduğunu, cenaze ve defin giderinden sorumlu olmadıklarını belirtmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, kaza tarihinde geçerli sigorta poliçesi olamayan aracın karıştığı kaza sonucu davacılar desteğinin vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı, manevi tazminat ile cenaze ve defin gideri talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı ... vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davacılar vekilince cenaze ve defin gideri talep edilmiş, mahkemece 1.000,00 TL cenaze giderinin makul olduğu belirtilip, 1.000,00 TL cenaze ve defin giderine hükmedilmiş ise de, Yargıtay’ın yerleşik uygulamaları gereği davalı taraf davacının meydana gelen trafik kazası sonucu oluşan gerçek defin gideri zararlarının tazmini ile sorumlu olup; davacı tarafın kendi milli değerlerine, yerel örf ve adetlerine göre yaptığı özel giderlerden sorumlu değildir.
Bu durumda, ilgili Belediye Başkanlığı cevap yazısında cenaze için yer tahsisi, kefen, cenaze yıkama ve kazı bedelleri gibi zorunlu cenaze giderinin 11.000,00 TL olduğu belirtilmiş olup, 11.000,00 TL esas alınarak cenaze ve defin giderine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3.Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bir kimsenin ölümü hâlinde, olayın özellikleri göz önünde tutularak ölenin yakınlarına uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verilebilir. Manevi tazminat, maddi bir zararın karşılanması niteliği taşımayıp zarara uğrayanda manevi huzur ve tatmini sağlamayı amaçlayan özgün bir nitelik taşır. Bu itibarla manevi tazminat, cezalandırma aracı olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanması olarak da nitelendirilemez.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı kararına, Yargıtayın yerleşik uygulamalarına ve çağdaş hukuk anlayışına göre manevi tazminat miktarı belirlenirken zarar görenin yakınlarının duyduğu acı, üzüntü, keder gibi duyguları hafifletmenin ve dindirmenin yanında, zarar vereni gerekli dikkat ve özeni gösterme konusunda etkileyecek ölçüde caydırıcı olması da gözetilmelidir. O hâlde takdir olunacak miktar belirlenirken; bir yandan maddi tazminatı tamamlayan bir denkleştirme unsuru olarak zarara uğrayanın tatmin edilmesi, diğer yandan zarar verenin daha dikkatli ve özenli davranıp zarar verici eylemlerden sakınması için caydırıcı etki sağlayacak bedel ödettirilmesi göz önünde tutulmalıdır.
Öte yandan, manevi tazminatın miktarı belirlenirken hukuka aykırı eylemle birlikte somut olayın özellikleri, olay ve olgular, tarafların kusuru, tarafların kusuru olmasa bile zararın artmasındaki etkileri de dikkate alınmalıdır. Ayrıca miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hâl ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler kararda gerekçeleriyle gösterilmelidir. Zira Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca Kanun’un takdir yetkisi tanıdığı konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar vermek zorundadır.
Somut olayda davacıların desteğinin kazadaki kusur oranı, yaşının genç olması, ekonomik ve sosyal durumu, duyulan acı gibi nedenler dikkate alındığında, davacılar için hükmedilen manevi tazminat miktarı az olup, daha üst düzeyde manevi tazminat takdiri için hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin tüm, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ... Hesabından alınmasına,
Peşin alınan harcın istek halinde davacılara iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/6528, K. 2025/16689, 15 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama