KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/6874 E., 2025/14484 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla
- Sayısı
- 2024/343 E., 2025/17 K.
Karar Metni
1.311 kelime·7 dk okuma·11 bölüm
Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ...'in 07.05.2012 tarihinde ... kredi no ile ...
AŞ'den 30.855,00 TL tüketici kredisi çekerek bir minibüs satın aldığını, aynı gün davalı şirketten Kredi Koruma Sigortası yapıldığını, muris ...'in araba için kredi işlemlerini yaptığı esnada hiç bir bilgilendirme ve açıklama yapılmadan kredili hayat sigorta sözleşmesinin kendisine telaşla imzalatılarak 855,00 TL primin hemen kesildiğini ve verilen krediye dahil edilerek aylık taksitlerinin belirlendiğini, murisin 07.06.2012 tarihinden başlayarak ödeme planı gereği taksitlerini ödediğini, 04.12.2012 tarihinde vefat ettiğini,
müvekkillerinin kredi ile ilgili evraklar arasında kredi koruma teminatlı hayat sigortası sözleşmesini görüp davalı şirkete başvurduğunu, davalı şirketin ise murisin sözleşmenin yapılması esnasında beyan yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle taleplerini reddetmiş olduğunu, tüketici kredisi ile kredili hayat sigortasının aynı gün yapıldığını, bilgilendirme formu üzerinde hiç bir açıklama yapılmadan müzakere edilmeden, imza attırılarak kredili hayat sigortasının tamamlatıldığını,
bütün işlemler aynı gün yapılmış iken kredi koruma teminatlı hayat sigorta poliçesinde "sigorta ettirenin beyanı esas alınarak 31.05.2012 tarihinde düzenlendiği" şerhi Koçfinans tarafından düzenlenen 07.05.2012 tarihli tüketici kredi sözleşmesi ile çeliştiğini, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'la belirtildiği üzere tüketicinin en önemli hakkının bilgilendirilme ve aydınlanma hakkı olduğunu,
tüketici ile müzakere etmeden tek taraflı olarak sözleşmeye konan hak ve yükümlülüklerin iyi niyet kuralına aykırı ve haksız şart oluşturduğunu belirterek muris ... ile davalı sigorta şirketi arasında yapılan kredi koruma teminatlı hayat sigortası sözleşmesi gereği 30.855,00 TL'nin ... ödenmesine, ...'in yaptığı ödemelerin müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili duruşmada; müvekkili tarafından ödenen miktarın tarafına, ödenmeyen miktarın ise dava dışı bankaya ödenmesi hususunda dava açtıklarını, ancak dava açıldıktan sonra tüm krediyi ödediklerini, kredinin kapatıldığını, tüm kredinin müvekkillerince ödendiğini, davanın kabulü ile ödedikleri miktarın taraflarına iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket ile davacıların murisi ... arasında 07.05.2012-2015 tarihleri arasında 0001-9510-00075475 sayılı "Kredi Koruma Teminatlı Hayat Sigorta " poliçesi imzalandığını, acente yetkililerinin kredi koruma teminatlı hayat sigortasına ilişkin genel açıklamalar yaparak sigortacıya ve sözleşmeye aracılık eden sigorta acentesine ilişkin bilgiler ile teminat içerikleri, genel ve özel şartlar hakkında murisi bilgilendirdiklerini, davacıların murisinin de bilgilendirme formunu imzalamış olduğunu, bu hususun davacı vekilinin dava dilekçesindeki açıklamalarıyla da kabul edilmiş olduğunu,
...'in sağlığında bu poliçeye hiçbir itirazının bulunmadığını, ...'in vefatından sonra mirasçısı davacıların talebi üzerine şirket tarafından yapılan incelemeler sonucunda müteveffanın "angına pektoriz, hipertansiyon, hiperledemi" hastalıklarının bulunduğunun tespit edildiğini, oysaki poliçe sahibi olabilmek için sigortalının sağlıklı olması veya şirket tarafından değerlendirilmek üzere varsa mevcut rahatsızlıklarının önceden beyan edilmesi gerektiğini, davacıların murisinin mevcut rahatsızlığı beyan edilmediğinden yani sözleşmenin yapılması sırasında beyan yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle TTK'nın ilgili hükümleri ve ...
Genel Şartları C.2. maddesi uyarınca davacıların taleplerinin müvekkili şirket tarafından reddedildiğini, davacıların murisinin poliçe şartlarına açıkça uymayarak ve mevcut rahatsızlıklarını saklayarak beyan yükümlülüklerini yerine getirmediğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.11.2015 tarih ve 2013/227 Esas, 2015/421 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 3.150,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının kalan miktar yönünden dava dışı ... AŞ’ye ödeme yapılmasına ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 18.04.2019 tarihli, 2016/2992 Esas ve 2019/5009 Karar sayılı ilamı ile davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, dava konusu ölüm rizikosunun poliçe teminatı kapsamında olduğu, davacılar murisi sigortalının sağlıkla ilgili bir beyan formu imzalamadığı tartışmasız olup, davacılar tarafından dava dışı bankaya bakiye kredi borç miktarının ödendiği ve hayat sigorta poliçesinin ölüm halinde borcun kapatılması teminatı için yapıldığı hususu gözetildiğinde;
mahkemece, sigortalının ölüm tarihine (04.12.2012) kadar ödenen meblağın toplam borç miktarından mahsup edilmesinden sonra bakiye miktarın davacı tarafa iadesine karar verilmesi gerekirken sadece ölüm tarihi ile dava tarihi arasında mirasçılar tarafından yapılan toplam 3.150,00 TL ödeme miktarının davacı tarafa iadesine karar verilmesi isabetli olmadığından kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarihli ve 2019/4627 Esas, 2020/8853 Karar sayılı ilamıyla davalı vekilinin karar düzeltme dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.
B. İkinci Bozma Kararı
Bozmaya uyan mahkemece verilen 12.04.20 22... /35 Esas-2022/64 Karar sayılı kararıyla ...
AŞ'ye müzekkere yazılarak muris ...'in kullanmış olduğu krediye ilişkin olarak 04.12.2012 tarihine kadar yapılan ödemelerin dökümünün gönderilmesinin istenildiği, sigortalının vefat tarihi olan 04.12.2012 tarihine kadar ödenmesi gereken 6 taksidin toplam tutarı olan 6.881,58 TL'nin vefat tarihine kadar dava dışı bankaya yatırıldığı, ölüm tarihi itibari ile ödenmesi gereken borcun 26.899,63 TL olduğu, poliçede aylık azalan teminat bedellerine göre ölümün gerçekleştiği sigorta başlangıç tarihinden 7 ay sonrasında poliçe teminatının 26.899,63 TL olduğu,
dava konusu ölüm rizikosunun poliçe teminatı kapsamında olduğu davacılar tarafından yargılama devam ederken dava dışı bankaya kredi borcunun tamamı kapatıldığı anlaşıldığından açılan davanın kısmen kabulü ile davacılar tarafından dava dışı bankaya bakiye kredi borç miktarının ödendiği ve hayat sigorta poliçesinin ölüm halinde borcun kapatılması teminatı için yapıldığı hususu değerlendirildiğinde sigortalının ölüm tarihi olan 04.12.2012'ye kadar ödenen meblağın toplam borç miktarından mahsup edilmesinden sonra bakiye miktarı olan 26.899,63 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
davacı tarafça dava tarihi itibariyle ödememiş oldukları bedeli dava dışı ... şirketine ödenmesini talep etmiş ise de, ... davada taraf olmaması, davalı şirketin dain-i mürtehin sıfatında olduğu anlaşıldığından davacıların bakiye miktarın ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21.02.2024 tarihli ve 2022/10080 Esas ve 2024/1846 Karar sayılı kararı ile "1-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;... asılları ve vekilleri duruşmaya katılmayan, mazeretde bildirmediği anlaşılan davacılar ..., ... ve ... yönünden dosyanın işlemden kaldırılması gerekirken esası incelenerek kabulü doğru görülmemiş olup davalı yararına bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekili ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir" gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
C. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacılar murisi ...'in kullanmış olduğu tüketici kredisi nedeniyle vefat tarihine kadar ödenmesi gereken toplam 6 taksit tutarı 6.881,58 TL'yi vefat tarihine kadar aksatmadan dava dışı bankaya yatırdığı, ölüm tarihi itibari ile ödenmesi gereken borcun, dosya kapsamındaki ödeme planına göre 26.899,63 TL olduğu, poliçede aylık azalan teminat bedelleri gösterilmekle ölümün gerçekleştiği tarihte poliçe teminatının 26.899,63 TL olduğu, dava konusu ölüm rizikosunun poliçe teminatı kapsamında olduğu,
davacılar tarafından yargılama devam ederken dava dışı bankaya kredi borcunun tamamı kapatılmış olmakla, davalı sigorta şirketinin ölümün gerçekleştiği tarihteki poliçe teminatı olan 26.899,63 TL'yi davacılara ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle. "1-Açılan davanın kısmen kabulü ile 26.899,63 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... AŞ vekili temyiz dilekçesinde.
Yargıtay bozma kararı gereğince 12.04.2022 tarihli son oturuma davacı asiller ..., ... ve ...'in ve vekilleri olan Av. ...'in duruşmaya katılmadıkları ve mazeret dahi sunmadıkları, sadece duruşmaya katılan davacının ... olduğu, bu duruşmaya katılmayan davacılar yönünden davayı takip etme iradelerinin bulunmadığı göz önünde bulundurulduğunda 12.04.2022 tarihi itibariyle davacılar ..., ... ve ... yönünden dosyanın işlemden kaldırılması gerektiğini, sigortalının bildirmediği hastalığın, ölümü ile irtibatlı olup olmadığının,
bu hastalıklar konusunda uzman bir bilirkişiden veya kuruluşundan veya ATK'dan alınacak raporla aydınlığa kavuşturulması gerektiğini, sigorta ettirenin beyan verme yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacılar murisinin kullandığı tüketici kredi sözleşmesine istinaden tüketici kredisi kapsamında düzenlenen hayat sigorta poliçesi nedeniyle vefat tazminatı istemine ilişkindir. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/6874, K. 2025/14484, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama