KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/7910 E., 2025/13999 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2025/567 E., 2025/572 K.
- Sayısı
- KIT/2025-86
- Sayısı
- K-2022/67227
Karar Metni
562 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş, İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, İtiraz Hakem Heyetince davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı 02.02.2020 tarihli trafik kazasında davacının bisiklette yolcu iken yaralandığını, sigorta şirketine başvurduklarını ancak sonuç alamadıklarını belirterek belirsiz alacak olarak ikame ettikleri davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 472,00 TL rapor ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Bozma kararı sonrasında dava değerini 410.000,00 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun başvuru yapılmadığını, sunulan raporun mevzuata uygun olmadığını, hesaplamanın yeni genel şartlara göre yapılması gerektiğini kusur raporu alınması gerektiğini, dava tarihinden yasal faiz işletilebileceğini, vekalet ücretinin tam verilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mübrez raporun 02.02.2020 tarihinde gerçekleşen kazadan yaklaşık 9 ay sonra 06.11.2020 tarihinde düzenlendiği, kazanın akabinde başvuranın durumunda bir düzelmenin olup olmadığının bir yıllık süre içerisinde izlenmeden devamlı özürlülük raporunun verildiği, raporda iyileşmenin durup durmadığına dair bir tespite yer verilmediği, bu haliyle muayene tarihleri 1 senelik tedavi süresinin altında olan raporun ilgili yönetmeliğe uygunluk arz etmediği gerekçesiyle başvuru şartının yerine getirilmediğinin kabulü ile başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz başvurusunda bulunulması üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının reddinine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik eki cetvellerine göre denetime ve karar vermeye elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla yeni bir rapor alınıp sonucuna göre karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisine, davanın kabulü ile 410.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 25.02.2021 tarihinden yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunu kabul etmediklerini, usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazasında, yolcu olan davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/7910, K. 2025/13999, 13 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama