KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/8046 E., 2025/13694 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2044 E., 2025/104 K.
- İlk derecemahkemesi
- ... 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/3 E., 2022/98 K.
Karar Metni
2.522 kelime·13 dk okuma·11 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalılar ... Kollektif Şti. ... ... ... ve Ortakları ve dahili davalılar ... ve ... ile ... Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı ... Kollektif Şti. ... ... ... ve Ortakları ile dahili davalılar ... ve ... vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... ile davalı ... Kollektif Şti. ... ... ... ve Ortakları vekili Avukat ..., davalılar dahili davalılar ... ve ... vekili Avukat ... davalı ... Enerji A.Ş. vekili Avukat ... ve dahili davalı ... Başkanlığı vekili Avukat ... geldiler. Tarafların vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 07.10.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davacının davalı ...'nin işleteni olduğu otobüste yolcu olarak seyahat etmekte iken 04.03.2003 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda yaralandığını, araç sürücüsü ...'un 8/8 oranında kusurlu bulunduğunu, davacının ...
Hastanesinde diş teknisyeni olarak çalıştığını, çalışma gücü kaybı oranın %60 olduğunu, bu oranın mesleğinde ilerlemesine engel teşkil ettiği gibi pasif bir çalışma ortamına alındığını, döner sermayeden aldığı paradan mahrum kaldığını, kazadan dolayı üniversite sınavına giremediğini, sol bacağının diz kapağından itibaren kesildiğini, tarifi imkansız acılar çektiğini, aşırı ağrılardan dolayı protez kullanımında zorluk yaşadığını, kazadan dolayı günlük ihtiyaçlarını karşılayabilmek için yardımcı tutmak zorunda kaldığını, sözlüsünün bu durumda evlenemeyeceğini ileri sürerek davacıdan ayrıldığını, manevi olarak da acılar yaşadığını belirterek,
250.000.000.000 YTL (250.000,00 TL) manevi tazminat ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000.000.000 YTL (100.000,00 TL) maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili birleşen Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/69 Esas sayılı dosyasında dava dilekçesinde; bu defa aynı olay nedeniyle, araç maliki ... ve araç sürücüsü ...'tan 250.000,00 TL manevi tazminat, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik yapmış olduğu tedavi giderleri için 10.000,00 TL, kaza sebebiyle davacının kullanmak zorunda kaldığı protezlerle ilgili giderler bakımından 50.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibarin işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili birleşen ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/128 Esas sayılı dosyasında dava dilekçesinde, aynı olay nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak, işgücü kaybının tespiti ve işgücü kaybı nedeniyle uğranılan 400.000,00 TL, tedavi giderleri yönünden 5.000,00 TL ve 45.000,00 TL protez gideri ile 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili 27.03.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile asıl ve birleşen davalar yönünden toplam talebini 2.957.785,24 TL'ye yükseltmiştir.
Davacı vekili birleşen ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/183 Esas sayılı dosyasında dava dilekçesinde; son alınan bilirkişi raporu ile davacının toplam zararının 6.152.546,50 TL olduğunun tespit edildiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalarak bakiye 3.194.761,26 TL tazminatın davalılardan tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile kazaya neden olan aracın şirkete ait olmadığını, kaza yapan aracın ...'a ait olduğunu, işleteninin de ... Kollektif Şirketi ve ... ... ... ve arkadaşları adlı şirket olduğunu, ne maliki, ne işleteni, ne de bilet satışını yapmadıkları aracın karıştığı kazadan kaynaklanan davada husumet yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
Davalı ... duruşmadaki beyanında; sürücüsü olduğu aracın yaptığı kaza nedeniyle kendisinin cezaevinde yattığını, bu süreçte maddi durumunun bozulduğunu, talep edilen miktarları ödeme gücünün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Anonim Şirketi (Eski ... Anonim Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin hem asıl alacak ve hem de dava masrafları açısından poliçe limiti ile sorumlu tutulması gerektiğini, kaldı ki müvekkili şirket tarafından 20.08.2004 tarihinde davacıya 18.000,00 TL ödendiğini, yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı hususunda ödeme tarihindeki verilerin dikkate alınması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacıya ödeme yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
... (Eski Davalı ... Sigorta Acentalığı Anonim Şirketi ) vekili cevap dilekçesinde; 2009 yılında İstanbul'da yaşanan sel felaketi sebebiyle şirkete ait tüm defter, fatura ve şirket kayıtlarının zayi olduğunu, bu sebeple ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/11 Esas sayılı dosyasından zayi davası açıldığını, 16.07.2010 tarihinde 1998-2008 yılları arası şirket ticari defterlerinin zayi olduğunun tespitine karar verildiğini belirtmiştir.
Davalı ...
Kollektif Şirketi ... ... ... ve Ortakları vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, şirketin kazaya karışan aracın maliki olmadığı gibi meydana gelen kazada da hiçbir kusurunun bulunmadığını, davacının maddi tazminat taleplerinin hukuki bir temeli bulunmadığı gibi belgelendirilmeyen masrafların maddi tazminat adı altında davalıdan talep edilemeyeceğini, davacının meydana gelen kaza ile iş gücü kaybı arasındaki illiyet bağını ispata açık delillerle desteklenmesi gerektiğini, davacının maluliyet oranının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını,
maluliyet oranının tespiti için yetkili makam olan Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesi ile 2918 sayılı Kanun'un 98. maddesinde yapılan değişiklik sebebiyle davacının tedavi giderlerinin ... tarafından karşılanması gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının zenginleşmeye yönelik olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 6111 sayılı Kanun'la yapılan düzenlemeden anlaşıldığı üzere kurumlarının sadece trafik kazası nedeniyle sunulan sağlık hizmetlerinden sorumlu tutulduğunu, herhangi bir maddi manevi tazminat ile sorumlu tutulmadıklarını, açılan ve taraflarına tebliğ edilen davada bu yönden kurumlarından bir talepte bulunulamayacağını, trafik kazası sonrasında kurumlarına sözleşmeli ve sözleşmesiz sağlık kuruluşuna acil hal olarak müracaat eden kişinin tedavisi sağlanıp taburcu işlemi yapıldıktan sonra devam eden tedavileri "Acil Hal" olarak değerlendirilemeyeceğinden dava dilekçesinde belirtilen tedavilerin sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucularınca verilmesi durumunda bedellerinin karşılanmayacağının açık olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.03.2022 tarihli, 2021/3 Esas ve 2022/58 Karar sayılı kararıyla; dosyada alınan bilirkişi raporlarına dayanılarak ve taleple bağlı kalınarak, asıl dava ve birleşen Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/69 Esas sayılı dosyası ile birleşen ...
6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/128 Esas sayılı dosyası yönünden, davaların kısmen kabulü ile taleple bağlı kalınarak ve tahsilde tekerrür olmamak üzere 2.871,60 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.836,00 TL bakıcı gideri tazminatı, 583.200,43 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 27.862,00 TL ulaşım gideri ve tedavi giderleri tazminatı ve 2.499.440,00 TL protez gideri tazminatının 04.03.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, dahili davalı ... yönünden açılan davanın reddine, birleşen ...
6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/128 Esas sayılı dosyası yönünden ayrıca davalı ... A.Ş ve... Sigorta A.Ş yönünden maddi tazminat talebinin reddine, davalı ... Enerji Taşımaları ve Tic.
A.Ş yönünden maddi tazminat talebinin pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalılar ..., davalı (... mirasçıları) ..., ..., ..., ..., ... ve davalı ...Ş yönünden davanın derdestlik sebebiyle usulden reddine ve her üç dosya yönünden de 150.000,00 TL manevi tazminatın 04.03.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Birleşen ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/183 Esas sayılı dosyasında açılan davanın da kısmen kabulü ile bakiye protez gideri tazminatı talebinin kabulü ile 2.969.000,00 TL ve bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kabulü ile 222.761,26 TL'nin 04.03.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (dahili davalı ... dışındaki) davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair taleplerin ise reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin bu kararına karşı süresi içinde davacı vekili, dahili davalı ... vekili ve davalı ... Kollektif Şirketi ... ... ... ve Ortakları vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince 01.11.2022 tarihli, 2022/1926-1907 sayılı karar ile davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden maddi tazminat yönünden kararın dosya kapsamına uygun olduğu ve taleple bağlı kalarak tazminatlara hükmedildiği, dolayısıyla bu yönüyle kararda herhangi bir hatanın bulunmadığı kanaatine varıldığı,
kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanmasının niteliği ile maluliyet raporu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile 818 sayılı BK'nın 47. (6098 sayılı TBK'nın 56) maddesinde düzenlenen manevi tazminat müessesesinin amacı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın hakkaniyet ilkesine uygun düşmediği ve az olduğu, her üç dava dosyasında ayrı ayrı miktarlar talep edildiği ve manevi tazminatın bölünemezliği ilkesi dikkate alınarak,
takdiren davacı lehine 200.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, davacı vekilinin faizin türüne yönelik itirazı yönünden de kazaya karışan yolcu otobüsü ticari bir araç olduğundan avans faize hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru olmadığına kanaat getirildiği; dahili davalı ...
Başkanlığının mahkemenin ara kararı gereğince davaya dahil edildiği bu durumda, lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı; davalı ... vekilinin istinaf başvurusu yönünden ise hükmün alınan bilirkişi raporları ve dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, dahili davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının reddi ile yeniden hüküm kurularak İlk Derece Mahkemesince hükmedilen tazminat miktarları aynı kalarak 04.03.2003 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş,
manevi tazminat miktarı da 200.000,00 TL'ye yükseltilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararının süresi içinde davacı vekili, dahili davalı ... vekili ile davalı ... Kollektif Şirketi ... ... ... ve Ortakları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 01.07.2024 tarihli ve 2024/2768 Esas, 2024/6740 Karar sayılı ilamıyla; "...Davalı ... Kollektif Şirketi ... ... ve ... ve Ortakları vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacı vekilinin Birleşen ...
7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/183 Esas sayılı dosyasında talebe dayanak olarak 01.03.2021 tarihli hesap bilirkişi raporunda hesaplanan 6.152.546,50 TL miktarındaki tazminatla ıslaha dayanak alınan 13.03.2017 tarihli hesap raporu arasındaki farkı talep ettiği anlaşılmıştır. Ancak 01.03.2021 tarihli rapor incelendiğinde, bilirkişi heyetinin yeni bir tazminat hesabı yapmak yerine ıslaha esas alınan 13.03.2017 tarihli rapordaki verileri güncellemekle yetindiği görülmüştür.
Şöyle ki; sürekli iş göremezlik tazminatı talebi yönünden belirtilen rapordaki 583.200,43 TL olan tazminat miktarının heyetlerince de uygun bulunduğu belirtilerek 13.03.2017 tarihinden 01.03.2021 tarihine kadar faiz hesabı yapılarak ana paraya eklenmiş ve sonuç rakam 791.570,75 TL olarak tespit edilmiştir.
Protez gideri yönünden de 13.03.2017 tarihli raporda belirtilen 628.000 Euro'nun heyetlerince de uygun bulunduğu belirtilerek hesap tarihindeki döviz kurunun Türk Lirası karşılığı olarak 5.625.686,80 TL zararı olduğu belirtilmiştir. 13.03.2017 tarihli raporda da rapor aynı 628.000 Euro'nun hesap tarihindeki Türk Lirası karşılığı olan 2.499.440,00 TL protez gideri hesaplanmış davacı da bu miktar üzerinden protez gideri talebini ıslah etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince de yeniden hüküm kurulurken asıl dava ve diğer birleşen iki dava yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere 583.200,43 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 2.499.440,00 TL protez giderinin kaza tarihinden itibaren faizi ile davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu durumda birleşen ...
7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/183 Esas sayılı dosyasında hesaplanan tazminat miktarlarında bir değişiklik olmadığı halde 13.03.2017 tarihli raporda tespit edilen zarar kalemlerinin 01.03.2021 tarihi itibariyle faizi ve döviz kuru farkı eklenmiş değeri yeni bir tazminat hesabı gibi kabul edilerek ek dava açılmıştır.
Bu durumda hesaplamada davalı aleyhine mükerrerlik ortaya çıkmış olup bu davanın tümden reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya uygun düşmediği..." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmiştir. Davacı vekili ve dahili davalı ... vekilinin tüm, davalı ... Kollektif Şirketi ... ... ve ... ve Ortakları vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kesinleşen asıl ve diğer birleşen davalar yönünden aynı hüküm kurulmuş, Dairenin bozma ilamı kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda da birleşen ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/183 Esas sayılı dosyasında açılan davanın kısmen kabulü ile bakiye protez gideri tazminatı talebinin kabulü ile 2.969.000,00 TL'nin 04.03.2003 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (davalılar ...
Kollektif Şirketleri ... ... ... ve Ortakları, davalı ..., davalı ... ve davalı ... dışındaki) davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kabulüne, 222.761,26 TL'nin 04.03.2003 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (davalılar ...
Kollektif Şirketleri ... ... ... ve Ortakları, davalı ..., davalı ... ve davalı ... dışındaki) davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalılar ...
Kollektif Şirketleri ... ... ... ve Ortakları ile davalı ... ve davalı ... hakkındaki davanın reddine) bakiye geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, bakiye bakıcı gideri tazminatı talebinin reddine, bakiye ulaşım gideri ve tedavi giderleri tazminatı talebinin reddine, dahili davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, protez gideri olarak ve sürekli işgöremezlik tazminatının eksik hesaplandığını, yargılama giderlerinin bütün davalılardan tahsili gerektiğini, bilirkişinin hesap ettiği rakam ile bugün 2 adet protez bile alınamayacağını, ek davanın da kabulü gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ...
Kollektif Şirketi ... ... ve ... ve Ortakları vekili duruşma istemli temyiz dilekçesinde; birleşen davaların derdestlik nedeniyle reddi gerekiğini, zira taleplarin asıl dava ile aynı nitelikte olduğunu, bu yöndeki iddialarının Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirilmediğini, manevi tazminat talebi bölünemez olduğuna göre aynı kazaya ilişkin olarak tüm dosyalarda manevi tazminat talebinde bulunulmasının sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca mümkün olmadığını, maddi ve manevi tazminat istemlerinin davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini,
her bir dava yönünden ıslahlarının ayrı ayrı yapılması gerekirken tek bir ıslah dilekçesi ile üç ayrı davanın ıslahı yoluna gidilmesinin usule aykırı olduğunu, meydana gelen kazada davalı şirketin bir kusuru bulunmadığını, protez bedeli yönüden bakiye ömrün de dikkate alınmasının hatalı olduğunu, bakiye ömür hesabının kazanın meydana geldiği tarihten itibaren yapılmasının da hatalı olduğunu, dava aşamasında yaklaşık 20 yıl geçtiğini ve davacının bu süre zarfında 53 yıllık bakiye ömrüne karşılık gelen 2 protezi zaten kullandığını, bu iki protez gideri yönünden belgeye dayalı protez giderleri dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiğini,
bakiye ömrün PMF Yaşam Tablosuna göre hesaplanması gerektiğini, PMF Yaşam Tablosuna göre davacının bakiye ömrünün 41 yıl olduğunu, protez giderinden davalının sorumlu olmadığını, protez giderinin de hatalı hesaplandığını, davacının proteze ilişkin taleplerine hem dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi hem de EURO kurunun karar tarihine göre belirlenmesinin de hatalı olduğunu, tedavi, ulaşım ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, davacının kazadan önceki işine devam ettiğini, bir kazanç kaybı oluşmadığını,
pasif dönem net kazancı açısından yapılan hesaplama davacının mesleğini devam ettiriyor olması ve yaşlılık aylığına hak kazanacak olması nedeni ile hatalı olduğunu, davacının 01.01.2022-31.12.2022 tarihleri arasındaki aylık kazancının 8.872,59 TL olduğu şeklinde tespitte bulunulduğunu ve davacının işleyecek aktif dönem kazancı hesabının da bu ücret üzerinden yapıldığını ancak yaptığı iş gereği bu kadar yüksek ücret almasının söz konusu olmadığını, faiz türünün hatalı olduğunu, verilen kararın hukuka aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Dahili davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalı kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının haksız ve hukuka aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dahili davalılar ... ve ... vekili duruşma istemli temyiz dilekçesinde; mirası reddettikleri için haklarında hüküm kurulamayacağını, bozma sonrası Bölge Adliye Mahkemesine de bu durumun bildirildiğini, ancak aleyhe hüküm kurulduğunu bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğunu, tazminat hesabının çok yüksek olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, manevi tazminat bölünemez olduğundan her dosyada ayrı ayrı tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalıların sürücüsü, maliki, işleteni ve sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı maddi ve manevi zararlarının tazmini talebine ilişkindir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre hükmün bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz olunan karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
28.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Şti. ... ... ve Ortakları ile dahili davalılar ... ve ...'dan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı peşin alınan harcın onama harcına mahsubuna,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca dahili davalı ...'dan harç alınmamasına,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ... Şti. ... ... ve Ortakları ile dahili davalılar ... ve ...'a yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/8046, K. 2025/13694, 7 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama