KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/8578 E., 2025/14498 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/289 Değişik İş - 2022/302 Karar
- Sayısı
- 2022/İHK-11983
- Sayısı
- K-2022/14483
Karar Metni
876 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası ile teminat altına alınan aracın 23.08.2019 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda davacının eşi ...'in vefat ettiğini, davalıya başvuru yapılmasına rağmen zararın giderilmediğini belirterek 170.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının başvuru dilekçesinde dayandığı poliçenin belirsiz olduğunu, bu nedenle başvurunun usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası poliçesine dayandığı varsayıldığında başvurunun teminat dışı olduğunu, kaza sırasında sigortalı aracın ticari amaçla ücretli yolcu taşımacılığı yapmadığını, nişan töreni amaçlı yolculuk yaptıklarını, davacının servis araçları koltuk ferdi kaza sigortası poliçesine dayanarak başvuru yaptığı varsayımında ise başvurunun teminat dışı olduğunu,
ferdi kaza poliçesinin derhal veya kaza tarihinden itibaren en fazla bir yıl içerisinde vefatı halinde meydana gelen zararları teminat altına aldığını, başvurunun zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, davacının başvuru sırasında sunulması zorunlu olan belgeleri sunmaması nedeniyle başvurunun usulden reddedilmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak asgari ücret üzerinden belirlenmesi gerektiğini, müterafik kusur incelemesi yapılması gerektiğini, hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini,
müvekkilinin yasal faizden sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ticari nitelikte olmayan taşımaların sigorta kapsamı dışında olduğu, kazanın poliçe teminatı kapsamında olmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Hakem Heyetince verilen kararın hakkaniyete aykırı olduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2020.E.124962 başvuru numaralı dosyasında dava konusu kaza nedeniyle davalının sorumlu olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle başvurunun kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı tarafından karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucunda davacının eşinin vefat etmesi nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
1. Dosyanın incelenmesinde; davalı tarafından karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucunda sigortalı araçta yolcu olan davacının eşinin vefat ettiği, sigorta poliçesine göre vefat halinde teminat limitinin 175.000,00 TL olduğu, meydana gelen kaza nedeniyle davacı tarafından davalı ...
AŞ aleyhine, karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortasına dayalı olarak Sigorta Tahkim Komisyonunun 2020.E.124692 başvuru numaralı dosyasında fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL tazminat talep edildiği, anılan dosyada taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne ve 5.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verildiği, karara karşı davalı tarafından itiraz ve temyiz yoluna başvurulmadığı, incelemeye konu dosyada da poliçe limitinin 175.000,00 TL olduğu ve ilk başvuruda taleple bağlı kalınarak karar verildiği belirtilerek bakiye 170.000,00 TL tazminatın talep edildiği,
Uyuşmazlık Hakem Heyetince olayda ticari bir taşıma söz konusu olmadığından talebin teminat dışı olduğu gerekçesiyle başvurunun reddine karar verildiği, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Her dava, kural olarak tespit ve eda kısımlarından oluşur. Davanın kısmi nitelikte olması halinde önceden açılan davada kesinleşen ilamın tespit kısmı, kalan kısım hakkında açılan ikinci davanın tespit kısmı için kesin hüküm oluşturur.
Kısmi dava sonunda davalının borcu ödemeye mahkum edilmesi veya kısmi davanın tamamen veya kısmen reddine karar verilmiş olması halinde, taraflar arasındaki borç ilişkisinin varlığı ya da yokluğu da tespit edilmiş olur. Bu tespit zorunlu olarak borç ilişkisinin tümünü kapsar. Bu nedenle kısmi dava sonunda verilen ve kesinleşen kararın tespite ilişkin bölümü sonradan açılan ek dava için kesin hüküm oluşturur. İkinci davaya bakan mahkeme, kısmi davanın davalının sorumluluğuna ilişkin bu tespit bölümüyle bağlıdır. Zira, kesin hüküm bulunan bir konuda mahkemenin bu yönün doğruluğunu yeniden araştırma ve inceleme konusu yapmasına hukuken olanak bulunmamaktadır. Bu yön kamu düzenine ilişkin olup mahkemeler ve Yargıtayca doğrudan doğruya (resen) göz önünde tutulmalıdır.
Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13.03.2015 tarihli, 2013/1728 Esas ve 2015/1036 Karar sayılı ilamında da aynı ilkeler benimsenmiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafından aynı olaya ilişkin davalı aleyhine daha evvel Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğu ve 2020.E.124692 başvuru numaralı dosyada taleple bağlı kalınarak 5.000,00 TL tazminata hükmedildiği, incelemeye konu başvuruda da ilk başvuruda hüküm altına alınmayan bakiye tazminatın talep edildiği, ilk başvuruda verilen kabul kararına karşı davalı tarafından itiraz ya da temyiz yoluna başvurulmadığı, bu hali dava konusu taşımanın ticari olduğu ve teminat dahilinde olduğu hususlarının kesinleştiği gözetildiğinde taşımanın ticari nitelikte olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
2. Bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazları bu aşamada incelenmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/8578, K. 2025/14498, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama