KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2006/11472 E., 2010/5697 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2010
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Zorla kaçırma suçundan sanık ...’in bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; eylemlerinin basit yaralama ve hakaret suçlarını oluşturduğunun kabulü ile mahkümiyetine dair, Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09.11.2005 gün ve 2005/263 Esas, 2005/474 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılanlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
Ayrıntıları Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 10.03.2009 gün ve 2009/2-43 Esas 2009/56 sayılı kararında açıklandığı üzere katılanlar vekilinin temyiz isteminin kesinlik sınırını aşar nitelikte yaptırım içerecek şekilde suç vasfına yönelik olduğu ve işin esasının incelenmesi gerektiği anlaşıldığından,
keza 21.07.2004 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Yasanın 3/B maddesi ile değişik CMUK.nun 305/1-3. maddesi gereğince 2000 TL'ye kadar olan para cezaları kesin nitelikte bulunup, sanığın katılan ...’ya yönelik hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz kabiliyeti bulunmadığından CMUK.nun 317. maddesi uyarınca katılanlar vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, diğer suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Katılanların aşamalarda değişmeyen samimi görülen beyanları, tanıklar ... ve ...’nun anlatımları, doktor raporları ve dosya içeriğine göre; sanığın aracıyla katılanların önünü kesip arka kapısını açtıktan sonra katılan ...’yi kolundan tutarak aracına doğru birkaç metre çekiştirdiği, katılanların birlikte mukavemet göstermesi ve tanık ...’nın olay yerine gelmesi üzerine bırakıp ayrıldığının anlaşıldığı ve eyleminin zorla kaçırmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç nitelenmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
İddianame ile sanığın her iki katılana yönelik sövme suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açıldığı halde, katılan ...’ye yönelik sövme suçundan hüküm kurulmaması,
5237 sayılı Kanunun 51. maddesinde para cezalarının ertelenmesine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği gözetilmeden sanık hakkında 5237 sayılı TCK.ya göre hükmolunan adli para cezasının 647 sayılı Yasanın 6. maddesi dikkate alınarak ertelenmesine karar verilmesi suretiyle karma uygulama yapılması,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2006/11472, K. 2010/5697, 24 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama