KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2006/11858 E., 2010/4281 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2010
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma
Irza geçme ve zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık ...’ın yapılan yargılanması sonunda; reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçundan mahkümiyetine, alıkoyma suçundan beraetine dair, Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28/10/2005 gün ve 2005/38 Esas, 2005/190 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan verilen hükmün incelenmesinde;
Sanığa isnat olunan suçun yasa maddesinde öngörülen cezasının tür ve tutarına nazaran 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde belirlenen 5 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 23/05/2005 tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçundan verilen hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK.nun 104. maddesinde belirtilen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun takibinin şikayete bağlı olduğu, 5560 sayılı Yasayla değişik CMK.nun 253/3. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmiş ise de, atılı suçun aleyhe düzenleme getiren bu değişiklikten önce işlendiği ve 5237 sayılı Yasanın 7/2. maddesi de nazara alındığında uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmakla; öncelikle 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddelerine göre uzlaşma girişiminde bulunulması,
sonuçsuz kalması halinde hükümden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2006/11858, K. 2010/4281, 3 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama