KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2006/1898 E., 2010/1874 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2010
Karar Metni
466 kelime·2 dk okuma
Onbeş yaşından küçük mağdurelere karşı zorla ırz ve namusa tasaddide bulunma suçundan sanık ...’in yapılan yargılanması sonunda; mağdureler ... İnan ve ...’a karşı ırz ve namusa tasaddide bulunma suçundan mahkümiyetine, mağdure ...’e yönelik ırz ve namusa tassaddi eyleminden ve kaçırıp alıkoyma suçundan ise beraetine dair, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.12.2004 gün ve 2004/201 Esas, 2004/272 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi O Yer C.Savcısı, katılan ... ve sanık müdafıi tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
Tayin olunan ceza miktarına nazaran sanık müdafiin duruşmalı temyiz talebinin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
O Yer C.Savcısının temyizinin kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan beraet hükümleri ve katılan ...’ın temyizinin de mağdure ... Erkal’a yönelik sanığın eyleminden dolayı verilen beraet hükümleri ile sınırlı olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında ırz ve namusa tasaddide bulunma suçundan dolayı kurulan mahkümiyet hükümleri ile beraet hükmünün temyizen incelenmesinde;
Sanığa isnat olunan ve 765 sayılı TCK.nun 415/2. maddesinde düzenlenen ırz ve namusa tasaddide bulunma suçuna öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen beş yıllık asli ve yedi yıl altı aylık ilave dava zamanaşımına tabi olduğu, beraet hükmü ile ilgili olarak sanığın sorgusunun yapıldığı 13.07.2004 tarihinden, mahkümiyet hükümleri ile ilgili de hükmün verildiği 30.12.2004 tarihinden itibaren inceleme gününe kadar beş yıllık asli zamanaşımı süresinin gerçekleştiği, bu arada zamanaşımını kesen veya durduran bir sebebin bulunmadığı gözetilerek,
davaların zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiğinden ve sanık müdafii ile katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1. ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davalarının zamanaşımı sebebiyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
Sanık hakkında kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
1412 sayılı CMUK.nun 257 ve 5271 sayılı CMK.nun 225/1. maddelerindeki hükümler karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, iddianamede dava konusu yapılan fiilin bir başka olaya dayalı olmadan bağımsız olarak açıklanıp belirtilmesinin gerektiği, aksi durumun hangi eylemden dolayı dava açıldığı hususunda karışıklığa neden olacağı, bu itibarla açılmayan bir davadan dolayı görevsizlik kararı verilemeyeceği gibi bu görevsizlik kararına dayanılarak yargılama yapılıp hüküm de kurulamayacağı nazara alınmadan,
sanık hakkında 17.06.2004 günlü iddianame anlatımda belirtilmiş olsa dahi kaçırıp alıkoyma suçlarından açılmış bir kamu davası bulunmadığı gözetilmeden, bu suçla ilgili usulüne uygun iddianameyle kamu davasının açılması sağlanmadan, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiillerin dışına çıkılarak, davaya konu edilmeyen eylemlerden dolayı verilen 26.08.2004 günlü görevsizlik kararıyla yetinilerek yargılama yapılması suretiyle kaçırıp alıkoyma suçundan sanığın beraetine karar verilmesi,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2006/1898, K. 2010/1874, 8 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama