KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2006/3269 E., 2010/2457 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2010
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma
Reşit olmayan mağduru müteselsilen zorla kaçırıp alıkoyma ve ırzına geçme suçlarından sanık ...'ün yapılan yargılanması sonunda; atılı suçlardan beraetine dair, ...
1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.05.2005 gün ve 2004/133 Esas, 2005/199 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılanlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati yanında,
genel cerrahi uzmanının mağdurun muayenesine ilişkin 15.10.2003 günlü raporunda “anüste ıslaklık ve hiperemi mevcut, fiili livata (+)” şeklinde tespitte bulunulduğu ve adı geçen doktorun 20.09.2004 tarihli duruşmada beyanında başka bir bulguya yer vermeden özetle “olayı kısmen hatırladığını, raporda gösterilen bulguların 5-7 saat öncesine ait olabileceğini, muayene esnasında edindiği izlenimin mağdurda fiili livata bulgularının bulunduğu şeklinde” olduğunu açıkladığı, daha sonra aldırılan 29.11.2004 günlü Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu raporuna göre bu bulguların livatanın maddi delili olmadığı,
ayrıca mağdurenin ana ve babası ile tanık ... Sarı'nın anlatımlarından iddia edilen eylem ile soruşturmanın başlaması ve muayene arasında yaklaşık 20 gün süre geçtiği, bu durumda anılan rapordaki bulgular ile ileri sürülün fiil arasında illiyet bağı kurma olanağının bulunmadığı,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2006/3269, K. 2010/2457, 29 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama