KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2006/3575 E., 2010/2282 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2010
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma
Irza geçme ve bu suça iştirakten sanıklar ..., ... ve ...’nın yapılan yargılanmaları sonunda; sanıklar ... ve ...’in atılı suçtan mahkümiyetlerine, sanık ...’in ise beraetine dair, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.06.2005 gün ve 1998/48 Esas, 2005/238 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar ... ve ... müdafii ve O Yer C.Savcısı taraflarından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ...’in gerek hazırlık soruşturması gerekse kovuşturma sırasında alınan savunmalarında annesi sanık ...’ın mağdurenin isteyeni olduğunu söylemesi üzerine kendisinin de evlenmeye rıza gösterdiğine ilişkin beyanları karşısında sanık ...’in eylemine iştirak ettiğinin sabit olmasına karşın yazılı gerekçelerle beraetine karar verilmesi,
Mağdurenin yaş incelemesine esas alınan ... A.... Devlet Hastanesinin 05.08.2004 ve Asliye Hukuk Mahkemesine ibraz edilen ... Devlet Hastanesinin 03.03.1998 tarihli raporları ile Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan alınan 05.10.2004 günlü mütalaa arasında mağdurenin saptanan yaşı bakımından önemli farklılık bulunduğu, rızaya dayalı olarak gerçekleşen ve şikayetçi olunmayan eylemde bu husustaki en küçük bir yanılgının suçun unsurlarına ve verilecek cezaya çok önemli etkisinin olduğu nazara alınarak dosya, rapor ve grafilerin Adli Tıp Genel Kuruluna gönderilerek raporlar arasındaki çelişki giderilip mağdurenin suç tarihindeki gerçek yaşının kuşkuya yer vermeyecek şekilde bilimsel olarak saptanması gerekirken eksik soruşma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Dairemizce de benimsenen YCGK.nun 20.10.2009 tarih ve 2009/1-85 Esas, 2009/242 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, sanıklar arasında menfaat çatışması bulunduğu bu itibarla da savunmalarının ayrı müdafii tarafından üstlenilmesinin sağlanması gerektiği gözetilmeden savunma haklarının kısıtlanması,
Kabule göre de;
5252 sayılı Yasanın 9/3 ve CMK.nun 34 ve 230. maddelerine uygun olarak lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi, her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2006/3575, K. 2010/2282, 22 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama