KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2006/4214 E., 2010/6858 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2010
Karar Metni
524 kelime·3 dk okuma
Zimmet suçundan sanıklar ..., ... ve ... ile hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçundan sanık ...'ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanıklardan ... ve ...'in atılı suçtan mahkümiyetlerine, sanıklardan ... ve ...'ın ise atılı suçlardan beraetlerine dair, Bolu Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30/06/2005 gün ve 2003/146 Esas, 2005/169 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılan vekili ile sanıklardan ... ve ... müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanık ... hakkında zimmet suçundan verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün tebliğname gibi ONANMASINA,
Hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçundan sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığa isnat olunan suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde belirlenen 5 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, sanığın sorgusunun yapıldığı 16/09/2003’den inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Yasanın 322/1. ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE,
Zimmet suçundan sanıklar ... ve ... haklarında kurulan hükümlerin incelenmesinde ise;
Dairemizce de benimsenen YCGK.nun 16/12/2008 gün ve 2008/146-235 sayılı kararına göre mağdurun belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda zimmetin maddi konusunun karşılığını oluşturan değerlerin müsaderesine karar verilemeyeceğinden, sanık ... hakkında tebliğnamedeki bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Suçun 5237 sayılı TCK.nun 53/1-d maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık ... hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanıklardan ...'in, zimmet suçuna konu olan 1.000,00 TL.'yi aynı suçtan mahkümiyetine karar verilen diğer sanıktan 2002 yılında aldığının sanıkların ikrarları ve tüm dosya kapsamından anlaşılması karşısında, adı geçen sanık hakkında 765 sayılı TCK.nun 219/3. madde ve fıkra hükmünün uygulanması sırasında suç konusunun değerinin “hafif” yerine “pek hafif” nazara alınmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini yoluna gidilmesi,
Her bir sanığın sebep olduğu yargılama gideriyle sorumlu tutulması gerekirken, yargılama giderlerinin sanıklar ... ve ...'ten müteselsilen tahsiline karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
Sanık ... hakkında, hükümden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2006/4214, K. 2010/6858, 23 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama