KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2006/4223 E., 2010/2452 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2010
Karar Metni
485 kelime·2 dk okuma
Irza geçmeye teşebbüs ve kaçırıp alıkoyma suçlarından sanıklar ... ve ...’nun yapılan yargılanmaları sonunda; ...’nun atılı suçlardan, ...’nun kaçırıp alıkoyma suçundan mahkümiyetlerine dair, Bolu Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.07.2005 gün ve 2005/61 Esas, 2005/210 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan mahkümiyet hükmünün incelenmesinde;
Lehe yasanın değerlendirilmesi sırasında 765 sayılı TCK.nun 430/1. maddesi uyarınca asgari hadden ceza belirlendiği halde, 5237 sayılı TCK.nun 109/2. maddesi ile uygulama yapılırken asgari hadden uzaklaşılarak orantılılık ilkesine aykırı davranılmış ise de, 5237 sayılı TCK. hükümlerinin en lehe uygulanması halinde dahi sonuç ceza bakımından 765 sayılı TCK.nun açıkça sanık lehine olması nedeniyle bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında 765 sayılı TCK.nun 31. maddesinin uygulanması sırasında 3 yıl süreyle kamu hizmetlerinden yasaklanması yerine kanuni kısıtlılık altında bulundurulmasına hükmolunması,
Kanuna aykırı, 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan aynı Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak, hüküm fıkrasında yer alan "765 sayılı TCK.nun 31. maddesi uyarınca 3 yıl süreyle kanuni kısıtlılık halinde bulundurulmasına” şeklindeki ibarenin çıkarılarak yerine “3 yıl süreyle kamu hizmetlerinden yasaklanmasına” yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık ... hakkında ırza geçmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkümiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
İzzet Baysal Üniversitesi Adli Tıp Anabilimdalı Başkanlığınca düzenlenen 20.04.2005 tarihli raporda mağdurenin kızlık zarının anüler tipte olduğu, eski veya yeni yırtık bulunmadığı, erişkin bir erkek ile kızlık zarı bozulmadan tam duhulün gerçekleştiği bir ilişkiye girmesinin tıbben mümkün görülmediği ve halen bakire olduğunun bildirilmesi karşısında, mahkemece eylemin tamamlanmasına ciddi sayılabilir engel nedenlerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde gösterilip tartışılmadan ve mağdureyi kendiliğinden bırakan sanığın eyleminin tamamlanan kısmının ırz ve namusa tasaddi niteliğinde kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sanık ... hakkında kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan mahkümiyet hükmünün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Lehe yasanın değerlendirilmesi sırasında 765 sayılı TCK.nun 430/1. maddesi uyarınca asgari hadden ceza belirlendiği halde, 5237 sayılı TCK.nun 109/2. maddesi ile uygulama yapılırken asgari hadden uzaklaşılarak orantılılık ilkesine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
Sanığın suç tarihindeki yaşı ve hükmolunan ceza miktarı nazara alındığında 15.07.2005 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 19.12.2006 tarihli 5560 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki 23. maddesi uyarınca mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2006/4223, K. 2010/2452, 25 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama