KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2006/5465 E., 2010/6724 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2010
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma
Nitelikli zimmet suçundan sanıklar ..., ... ve ...’in yapılan yargılanmaları sonunda; sanıklar ... ve ...’ın eylemlerinin basit zimmet ve görevi kötüye kullanma, sanık ...’in eyleminin ise görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkümiyetlerine dair, Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.09.2005 gün ve 2003/96 Esas, 2005/297 Karar sayılı hükümlerin sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmesi ve incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay C.Başsavcılığının 08.05.2006 günlü tebliğnamesiyle daireye gönderilmekle 22.11.2006 Çarşamba saat 14.00’e duruşma günü tayin olunarak sanıklar müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından ... hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanıklar müdafiin gelmediği ve ayrıca bir talepte de bulunulmadığı anlaşılmakla Yargıtay C.Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanıkların oluşa uygun şekilde işledikleri kabul olunan görevi kötüye kullanma suçunun yasa maddesinde öngörülen cezasının tür ve tutarına nazaran 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde belirlenen 5 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, sanıkların sorgularının yapıldığı 07.12.2000 tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Yasanın 322. ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Zimmet suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bunu da kapsayacak biçimde hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar 53/1. madde de yer alan bütün haklardan ve bunları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına karar verilmesi,
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 16.12.2008 gün ve 2008/146-235 sayılı Kararına göre mağdurun belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda zimmetin maddi konusunu oluşturan değerlerin müsaderesine karar verilemeyeceği gözetilmeden kazanç müsaderesine hükmedilmesi, CMK.nun 326/2. maddesi gereğince iştirak halinde işledikleri suç nedeniyle mahkûm edilen sanıkların, sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinin ve katılan yararına takdir edilen ücreti vekaletin ayrı ayrı yüklenmesi yerine müteselsilen tahsiline karar verilmesi,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2006/5465, K. 2010/6724, 21 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama