KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2006/6946 E., 2010/3322 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2010
Karar Metni
538 kelime·3 dk okuma
Irz ve namusa tasaddide bulunma ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından sanık ...’un yapılan yargılanması sonunda; atılı suçlardan mahkümiyetine dair, Lapseki Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 08.07.2005 gün ve 2004/167 Esas, 2005/109 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın 1998 yılında başlayan eylemlerine askere gittiği 01.03.2002 tarihinde son verdiği ve terhis olduğu 15.07.2003 tarihinden sonra yeniden başladığı, bu suretle sanığın askere gitmesi ile fiilin inkıtaya uğradığı, bu tarihin sonrasında gerçekleşen eylemlerde ise suç işleme kararının yenilendiği anlaşıldığından tebliğnamede bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında 15.07.2003 ve 30.11.2004 tarihleri arasında gerçekleştirdiği eylemler ile ilgili olarak ırz ve namusa tasaddide bulunma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Lehe olan hükmün tespiti sırasında her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gereğine uyulmamış ise de; temel cezanın alt sınırdan tayini, artırım ve indirimlerin ise en lehe oranlar üzerinde yapılması halinde dahi 5237 sayılı Kanunun açıkça aleyhe sonuç doğurması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında 1998 yılı ile 01.03.2002 tarihi arasında gerçekleştirdiği eylemlerle ilgili olarak ırz ve namusa tasaddide bulunma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığa isnat olunan suçun tabi olduğu yasa maddesinde öngörülen cezanın tür ve tutarına nazaran 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi olan 01.03.2002’den inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Yasanın 322. ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE,
.../...
-2-
Konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 5252 sayılı Yasanın 9/3 ve CMK.nun 34 ve 230. maddeleri uyarınca lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanığın oluşa uygun olarak işlediği kabul olunan konut dokunulmazlığını ihlal suçunun kovuşturması şikayete bağlı olup uzlaşma kapsamında kaldığı, 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi dikkate alınarak kovuşturma şartı olan uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğinden, öncelikle CMK.nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma girişiminde bulunulması,
sonuçsuz kalması durumunda hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2006/6946, K. 2010/3322, 4 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama