KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2007/10475 E., 2011/21959 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2011
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Zimmet suçundan sanık ...’ın yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.04.2006 gün ve 2000/409 Esas, 2006/128 Karar sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile katılan vekili tarafından süresi içinde istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dosya kapsamına ve iddia edilen zimmet miktarına, bilirkişinin verdiği rapor ile müfettiş raporu arasında bariz çelişki olmasına rağmen bu çelişki giderilmeden ve gerçek zimmet miktarı belirlenmeden yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilip TCK.nun 248. maddesinin uygulanması,
Zimmetin daire dışı araştırmalarla ortaya çıkarıldığı (hileli davranışlarla işlendiği) ve eylemin nitelikli biçimde zincirleme zimmet suçunu oluşturduğu halde yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın lehine olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK.nun 212. maddesindeki “sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur” şeklindeki düzenleme nedeniyle, sanığın sahte belgelerle zimmet suçunu işlediğinin iddia edilmesi karşısında sanığın eyleminde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurularak sonucuna göre lehe kanunun belirlenmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Suçun 5237 sayılı TCK.nun 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2007/10475, K. 2011/21959, 12 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama