KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2007/231 E., 2010/3326 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2010
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık ...'in yapılan yargılanması sonunda; atılı suçlardan mahkümiyetine dair, Tarsus Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.09.2006 gün ve 2005/309 Esas, 2006/293 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdur çocuğun dinlenmesi sırasında CMK.nun 236/3. maddesine aykırı olarak psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bir kişi bulundurulmamış ise de mağdurun beyanının tanık sıfatıyla alınmamış olması gözetilerek bu husus bozma sebebi sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 7 ve 23. maddeleri gereği usulüne uygun teşekkül etmeyen İhtisas Kurulu raporuna dayanılarak karar verilmesi,
Tekerrüre esas alınan mahkümiyetinin iki yıldan az hapis cezasına ilişkin olması ve 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunla değişik CMK.nun 231. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve 14. fıkrasındaki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında; hükmü veren mahkemece 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca, söz konusu suç yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunlu olduğu dikkate alındığında, sözü edilen hükümlülükten dolayı uyarlama kararı verilip verilmediği araştırıldıktan sonra cezanın TCK.nun 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilip verilemeyeceğinin saptanması lüzumu, .../...
...
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2007/231, K. 2010/3326, 4 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama