KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2007/4994 E., 2011/21256 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2011
Karar Metni
510 kelime·3 dk okuma
Zimmet ve resmi evrakta sahtecilik suçlarından sanık ...’nun yapılan yargılanması sonunda; atılı zimmet suçundan mahkümiyetine, ... ... ve ... ... isimli mağdurlara yönelik resmi evrakta sahtecilik suçlarından beraetine ve diğer mağdurlara yönelik resmi evrakta sahtecilik eylemlerinin ... evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını oluşturduğunun kabulü ile zamanaşımı nedeniyle kamu davalarının düşmesine dair, Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.12.2006 gün ve 1999/64 Esas, 2006/509 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi:
Katılan vekilinin gerekçeli temyiz dilekçesinin içeriğine nazaran sadece beraet ve düşme kararlarına yönelik olup zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükmünü kapsamadığı anlaşılmakla temyiz talebinin sadece düşme ve beraet hükümleri ile sınırlı olduğunun kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet ve düşme hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle; mağdurlar ... ... ve ... ...’a yönelik resmi evrakta sahtecilik eylemlerine ilişkin beraet hükümleri ile mağdurlar ... ... ..., ... ..., ... ... ve ... ...’a yönelik dolandırıcılık eylemlerine ilişkin düşme hükümlerinin tebliğname gibi ONANMASINA,
Sanık hakkında mağdurlar ... ... ..., ... ..., ... ... ve ... ...’a yönelik resmi evrakta sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Konya SSK Hastanesinde Karantina Servisi sorumlusu olarak görev yapan sanığın sigortalı olmayan veya sigortalı olduğunu o an için ispatlayamayan hastalar tarafından tedavi olabilmek amacıyla hastaneye avans olarak yatırılan paraları kendisi çekebilmek amacıyla müteaddit defalar hastaların müracaatı olmadığı halde hastalar müracaat etmiş ve sigortalı olduklarını ispatlamışlarcasına “mucip” olarak nitelenen evrakları hazırlayıp imza ettikten sonra birlikte görev yaptığı diğer memurlara da imzalattığı, bu itibarla eylemlerinin memurun resmi evrakta zincirleme sahteciliği suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Sanık hakkında Zimmet suçundan kurulan hükme yönelik itirazlara gelince:
Mesai saatleri dışında hastalardan teslim aldığı paraları hastane bütçesine intikal ettirmeyerek zimmetine geçirdiği kabul edilen sanığın suç tarihi itibariyle hastane adına para tahsil yetkisinin bulunup bulunmadığı hususu çalıştığı kurumdan sorulup kesin şekilde belirlenmeden eksik araştırma ile karar verilmesi,
Kabule göre de,
Sanığın hileli davranışları nedeniyle eyleminin daire içi olağan denetimle ortaya çıkarılamayacağından nitelikli zimmet suçunu oluşturacağının anlaşılması karşısında 5237 sayılı TCK.nun 247/1. maddesi uyarınca tayin edilen ... cezanın 247/2. maddesi uyarınca artırılmaması,
Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması ve 53/1. madde uyarınca hangi haklardan yoksun bırakılmaya hükmedildiğinin ve hak yoksunluklarının sürelerinin hükümde gösterilmemesi,
Zimmete geçirilen miktarın tazmin edilmesi nedeniyle cezada indirim yapılırken uygulanan yasa maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK.nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi de gözetilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2007/4994, K. 2011/21256, 27 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama