İçeriğe geç
AC
5. Ceza Dairesi Esas: 2007/9322 Karar: 2011/25749 Tarih: 2011

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2007/9322 K.2011/25749

5. Ceza Dairesi 2007/9322 E. , 2011/25749 K. "İçtihat Metni" İrtikap, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından sanıklar ... ve ...'nın yapılan yargılanmaları sonunda; ...'in atılı suçlardan, ...'nın resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraetlerine dair Konya 3. Ağır

Karar Özeti

5. Ceza Dairesi 2007/9322 E. , 2011/25749 K. "İçtihat Metni" İrtikap, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından sanıklar ... ve ...'nın yapılan yargılanmaları sonunda; ...'in atılı suçlardan, ...'nın resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraetlerine dair Konya 3. Ağır

Karar Detayı

5. Ceza Dairesi 2007/9322 E. , 2011/25749 K. "İçtihat Metni" İrtikap, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından sanıklar ... ve ...'nın yapılan yargılanmaları sonunda; ...'in atılı suçlardan, ...'nın resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraetlerine dair Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.05.2005 gün ve 2003/245 Esas, 2005/100 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılanlar Sağlık Bakanlığı, Bağ-Kur Genel müdürlüğü vekilleri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ve Yüksek 11. Ceza Dairesinin görevsizlik kararı ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Sanıklar hakkında atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun 765 sayılı Kanunda öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4 ve 104/2 maddelerinde belirlenen yedi yıl altı aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç ve inceleme tarihleri arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8 maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Sanık ... hakkında irtikap suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde; Doktor olan sanığın, rahatsızlığı nedeniyle rapor almak isteyen tanıklar Şaban Altun ve Gülperi Keleş'e rapor verip kendilerinden para istemek suretiyle görevinin gereklerine aykırı olarak menfaat temin etmesi eylemlerinin zincirleme biçimde görevi kötüye kullanma suçuna uyduğu, 765 sayılı TCK.nun 240/1 maddesinde düzenlenen bu suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, zincirleme suçun tamamlandığı tarih olan 17/08/2001’den inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca söz konusu davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Sanıklar ... ve ... hakkında resmi evrakta sahtecilik suçundan kurulan beraet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince; Sanık ...'in “Rocephin” adlı ilacın bedelinin ilgili kurumlarca ancak yatan hastalara ödenmesi nedeniyle reçetesine bu ilacı yazdığı hastaları yatan hasta olarak gösterip faturasını düzenlediği iddiası karşısında; Vali İhsan Dede Devlet Hastanesi Başhekimliğince düzenlenen yatarak tedavi yapılmadığı, hastanede yemek çıkmadığına ilişkin yazı içeriği, anılan hastanede görev yapan tanıkların doğum yapan hastaların gözetim amacıyla bir süre hastanede tutulmasından başka hastanede yatan hasta bulunmadığını bildirmeleri, tanık Hüsnü Okur'un Dr.Adem'i tanımadığını, hastaneye hiç gitmediğini ve ilaç yazdırmadığını, sağlık karnesinin babasında bulunduğunu beyan etmesi gözetilerek Sanık ... ve ...'nın hastalar ve sağlık karnesi sahipleri hastaneye müracaat etmeden, işleme tabi tuttukları, Eczacı ...'nın poliklinik defterine kaydettiği, Dr....'in de reçete düzenlediği, numune alınarak laboratuvar defterine kaydedilip tahlil yapılmadan sanıklar tarafından tahlil yapılmış gibi sahte evrak düzenlenilerek bilgisayara işlendiği iddialarıyla ilgili olarak da; Dosya kapsamındaki ihbar tutanağı, poliklinik ve labratuvar defterleri kayıtları, usulüne uygun aramalar sonucu Dr. ...de elegeçirilen 4 adet, Eczacı Mehmet'in kasasında elegeçirilen 34 adet sağlık karneleri ve inceleme tutanakları, hastane çalışanlarının sanık ...'in getirdiği karnelere toplu halde ilaç yazıldığına ilişkin tutanakları doğrulayan beyanları, laboratuvar görevlilerinin numune almadıkları hastaları laboratuvar defterine kaydetmediklerini bildirmeleri, sağlık karnesi Adem'de elegeçirilen tanık Mehmet Kabak'ın ilaç borcu bulunmadığı, ilaçları kendisinin yazdırmadığı, sağlık karnesi Mehmet'in kasasında ele geçirilen tanık ...un 11.11.2002 tarihinde hastaneye gitmediği, ilaç yazdırmadığı, tahlil de yaptırmadığı, tanık ...'nin tahlil yaptırmadığı şeklindeki anlatımları nazara alındığında sanık ...'in eyleminin müteselsil memurun resmi evrakta sahteciliği suçunu oluşturduğu, lehe yasanın 765 sayılı TCK.nun 339/1, 80 ve 5237 sayılı TCK.nun 204/2, 43. maddelerinin karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi gerektiği, sanık ...'nın eyleminin ise özgü suçlardan olan memurun resmi belgede sahteciliği suçundan ancak 5237 sayılı TCK.nun 40/2. maddesi uyarınca azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabileceği gözetilerek delilerin değerlendirilip hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla