KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2008/11239 E., 2011/21159 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2011
Karar Metni
444 kelime·2 dk okuma
Rüşvet alma, rüşvet verme suçlarından sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ile resmi belgede sahtecilik suçundan sanık ...'in yapılan yargılanmaları sonunda; sanıkların rüşvet alma, rüşvet verme suçlarının görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkümiyetlerine ve sanık ...'nın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkümiyetine dair, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.03.2008 gün ve 2008/30 Esas, 2008/96 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık ... ve sanıklar müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık ...'ın süresinden sonra vaki duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında görevi kötüye kullanmak suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümlerden sonra 19.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCY.nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer ... “kazanç” sözcüğünün “menfaat” olarak değiştirilmesi, bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının indirilmesi ve 3. fıkra için ... bir ceza ihdas edilmesi karşısında TCY.nın 7/2. madde-fıkrasındaki “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Sanık ... hakkında görevi kötüye kullanmak ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince:
13.03.2007 tarihli mahkümiyet hükümlerinin Dairemizin 03.10.2007 gün ve 2007/7116 sayılı ilamı ile "CMK 176/1.maddesi uyarınca, sanığa iddianame tebliğ edilmeden ve CMK 176/3.maddesinde öngörülen hususlar yerine getirilmeden ve buna ilişkin tutanak dosyaya konulmadan duruşmaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi" sebebiyle bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde 08.02.2008 tarihli celsede iddianamenin sanık ve müdafine tebliğ edilmesi ile yetinilerek, sanığın usulüne uygun olarak savunması tesbit edilmeden hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Resmi belgede sahtecilik suçundan 765 sayılı TCK.nun lehe olduğu kabul edilerek asgari hadden uzaklaşılarak hüküm kurulduğu halde, lehe kanun tesbitinde 5237 sayılı TCK. hükümlerinin asgari hadden uygulanarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Görevi kötüye kullanmak suçundan kurulan hükümden sonra 19.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCY.nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer ... “kazanç” sözcüğünün “menfaat” olarak değiştirilmesi, bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının indirilmesi ve 3. fıkra için ... bir ceza ihdas edilmesi karşısında TCY.nın 7/2. madde-fıkrasındaki “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2008/11239, K. 2011/21159, 26 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama