Karar Özeti
5. Ceza Dairesi 2008/14460 E. , 2012/6065 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Rüşvet almak ve vermek HÜKÜM : ..., Üm......i, ..., ..., ..., ...'nın rüşvet almak, ..., ..., ...'in rüşvet vermek suçlarından mahkümiyetlerine Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düş
Karar Detayı
5. Ceza Dairesi 2008/14460 E. , 2012/6065 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Rüşvet almak ve vermek HÜKÜM : ..., Üm......i, ..., ..., ..., ...'nın rüşvet almak, ..., ..., ...'in rüşvet vermek suçlarından mahkümiyetlerine Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Habur sınır kapısında, Türkiye’den Irak’a gitmek isteyen ticari yük taşıyan tanker ve kamyonların sınıflandırılarak üç şerit halinde sıraya dizilmesi ve gümrük memurlarının istediği sayıda araç gönderilmesi ile görevli polis memuru sanıklar ..., Ümit .i, ..., ..., ..., ...’nın görev gereklerine aykırı şekilde araç sürücülerinin geçişlerine izin vermek karşılığında, araç sürücüleri ile yaptıkları anlaşma çerçevesinde menfaat sağlamak suretiyle rüşvet almak, kamyon şoförü olan sanıklar ..., ..., ...’in polis memurlarına bu amaçla para vermek suretiyle rüşvet vermek suçlarını işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasının yapılan yargılamasında; mahkemece trafik polislerinin araçların evraklarını kontrol etme, usulsüzlük tespit edildiğinde cezai işlem yapma ve trafik güvenliğini sağlama görevlerini yapmamak karşılığında kamyon şoförleri sanıklarla yaptıkları zımni rüşvet anlaşması sonucunda çok sayıda kamyon şoföründen rüşvet aldıklarını kabul ederek sanıkların mahkümiyetine karar verilmiş ise de; Polis memuru sanıkların çalışmalarının uzun zamana yayılması nedeniyle sigaralarının bitmesi, çakmağın çalışmaması ya da sıcaktan terlemeleri durumlarında araç şoförlerinin sigara, çakmak, peçete gibi şeyler verdiklerini, kesinlikle para almadıklarını, menfaat temin etmediklerini, bazen de sırayı bozmaya çalışan araç şoförlerinin ehliyetlerini alıp sıraya girmelerini sağladıklarını savunarak atılı suçu reddetmeleri, sanıklar ... ve Ümit E.......i'nin görevli oldukları 07/07/2005 günü geçiş yapan kamyon şoförü sanıklardan ... görevli memura para vermediğini, peçete verdiğini, ... yol verilmeden geçiş yapmaması için polis memurlarının .../... -2- kendisinden ruhsatını aldıklarını yol verdiğinde geri teslim ettiklerini, herhangi bir amaçla para vermediğini, ... ise polis memurlarının sigara yakmak için ateş istediğini, kendisine çakmak verdiğini, para vermediğini, ayrıca Denka Şirketi için çalıştıklarını, evraklarının tam olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığını, rüşvet vermelerini gerektirecek bir durum olmadığını savunmaları ile usul ve yasalara aykırılıkları tespit edilemeyen kamyon şoförleri sanıkların belli bir konuda serbest iradeleriyle polis memurlarıyla yaptıkları karşılıklı anlaşmaya dayalı rüşvet sözleşmesinin varlığının da belirlenemediği nazara alındığında; 5237 sayılı TCK'nın rüşveti tanımlayan 252/3. maddesindeki "rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır" şeklindeki düzenleme karşısında, sanıkların eylemlerinin rüşvet almak suçu olarak nitelendirilemeyeceği, buna karşın Sulh Ceza Mahkemesinden alınan karara istinaden yapılan teknik takip sonucu elde edilen kamera kayıtlarından polis memuru sanıkların, sırada bekleyen şoförleri tek tek dolaşıp menfaat temin ettiklerinin açıkça görüldüğü, kendilerini izlemekle görevli tanıkların beyanları, ihbar tutanağı ve tüm dosya içeriğine göre polis memuru sanıkların irtikap boyutuna varmayan eylemlerinin, zincirleme biçimde aynı Yasanın 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması, Kamyon şoförü sanıklar Şürkrü Erdem, ... ve ...'in ise suç işleme kastıyla görevli polis memuru sanıkların eylemlerine iştirak ettiklerine ilişkin mahkümiyetlerine yeterli, kesin, inandırıcı ve şüpheden uzak delil elde edilememiş olduğu halde beraetleri yerinde yazılı şekilde hükümlülüklerine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. F.K
İlgili Makaleler
- TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi Kıstasları TCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.