KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2008/15157 E., 2010/3165 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2010
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma
Irza geçme ve rızaen kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık ...’in yapılan yargılanması sonunda; atılı suçlardan mahkümiyetine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.02.2007 gün ve 2004/... Esas, 2007/... Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Irza geçme suçundan sanık hakkında mahkümiyetin doğal sonucu olarak 765 sayılı TCK.nun 31. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmemişse de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 01.04.2008 gün ve 2008/1-53 Esas, 2008/70 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, bu husus infazda nazara alınması olanaklı bulunduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle ırza geçme suçundan kurulan usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
Rızaen kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2008/15157, K. 2010/3165, 29 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama