KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2008/4010 E., 2010/6983 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2010
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma
Zorla kaçırıp alıkoyma ve ırza geçme suçlarından sanık ...’ın yapılan yargılanması sonunda; kaçırıp alıkoyma suçundan beraetine ve ırza geçme eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkümiyetine dair, ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.06.2006 gün ve 2004/251 Esas, 2006/175 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Delilleri, takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle kaçırıp alıkoyma suçundan verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün tebliğname gibi ONANMASINA,
Reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan hükme yönelik itirazlara gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın üzerine atılı reşit olmayanla cinsel ilişki suçu şikayete tabi olup zarar gören kişi şikayetçi olduğundan 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddelerine göre uzlaşma kapsamında kaldığı, uzlaşmanın da bir kovuşturma şartı olduğu, 5560 sayılı Kanunun 24. maddesi ile değişik CMK.nun 253. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmiş ise de, lehe yasa ve müktesep hak hükümleri nazara alınarak öncelikle uzlaştırma işlemi yapılması,
sonuçsuz kalması durumunda 5252 sayılı Yasanın 9/3 ve CMK.nun 34 ve 230. maddeleri uyarınca lehe olan hükümlerin önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece sanığın adli sicil kaydı da gözetilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Kabule göre de;
Sanık hakkında tayin olunan hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmedilmemesi,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2008/4010, K. 2010/6983, 28 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama