KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2008/6937 E., 2011/3378 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2011
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
Cinsel taciz suçundan sanıklar ... ve ...'ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...'ın atılı suçtan beraetine, ...'in ise mahkümiyetine dair, Foça Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 14.09.2006 gün ve 2006/132 Esas, 2006/202 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılan ve sanık ... tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından 09.05.2008 tarihli tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık ...'in 26.10.2006 tarihinde tebliğ edilen hükmü bir haftalık yasal süreden sonra 03.11.2006 tarihli dilekçeyle temyiz ettiğinden ve adı geçen sanığa 5237 sayılı TCK.nun 105/1. maddesine göre tayin olunan 1.860.00 YTL'den ibaret cezanın tür ve miktarına göre 21.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Yasanın 3/B maddesi ile değişik CMUK.nun 305/1. maddesi uyarınca kesin nitelikte olup temyizi mümkün bulunmadığından, sanık ... ve katılanın bu sanığa yönelik temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 317. maddesi gereğince REDDİNE; katılanın, sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmediği gibi katılanın temyiz itirazları da yerinde görülmediğinden reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 21.04.2011 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
Öncelikle;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21.12.2010 gün 2010/251 Esas, 2010/67 sayılı kararında belirtildiği gibi yokluklarında verilen gerekçeli kararın Tebligat Kanunu'nun 11 nci maddesi uyarınca sanıkların müdafiine tebliği için dosyanın mahalline tevdiine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanık ...'u tanımayan, bu nedenle aralarında husumeti gerektiren bir neden bulunmayan ve iftira attığına dair hakkında ciddi bir sebep de ileri sürülmeyen müdahilin samimi görülen aşamalardaki anlatımlarının telefon HTS raporu ile doğrulandığı ve suç tarihleri itibariyle 765 sayılı TCK.nun 421/2 maddesi ile cezalandırılması için adı geçen sanık yönünden hükmün bozulması gerektiği düşünceleriyle sayın çoğunluğun kanaatlerine katılamıyorum.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2008/6937, K. 2011/3378, 21 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama