KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2009/13331 E., 2010/1240 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2010
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan sanık ... ...’ün yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17/09/2009 gün ve 2008/340 Esas, 2009/297 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi resen ve sanık müdafii tarafından duruşmalı olarak istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından 07/11/2009 tarihli tebliğname ile daireye gönderilmekle 10.02.2010 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından ... hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık ... ... adına gelen Av. ... ... huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay C.Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 24.02.2010 Çarşamba saat 13.30'a bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa ve dosya içeriğine göre, sanığın aynı zaman dilimi içinde mağdurun vücuduna vajinal ve anal yoldan organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiği kabul edilen eyleminde, TCK.nun 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suçun değişik zamanlarda işlenmesi koşulu bulunmadığı gözetilmeksizin teselsül hükümleri uygulanmak suretiyle sanığa fazla ceza tayin edilmesi,
Sanık hakkında TCK.nun 103/6. maddesinin uygulanma koşullarının tespiti için mağdurenin olaydan dolayı ruh ve beden sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 7. ve 23. maddeleri gereği usulüne uygun olarak teşekkül edecek ilgili İhtisas Kurulundan rapor alınması gerektiği gözetilmeden Hacettepe Üniversitesinin olaydan 2 ay 4 gün sonra alınan raporuna dayanılarak noksan araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, resen ve sanık müdafiin temyiz itirazları ve duruşmalı inceleme sırasındaki savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18/02/2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
18.02.2010 tarihinde verilen işbu karar 24.02.2010 tarihinde Yargıtay C.Savcılarından ... ... hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2009/13331, K. 2010/1240, 18 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama