KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2009/8987 E., 2010/6957 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2010
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Irz ve namusa tasaddiye eksik teşebbüs ve müessir fiil suçlarından sanık ...'nun yapılan yargılanması sonunda; tasaddi eyleminin cinsel taciz suçunu oluşturduğunun kabulü ile bu ve atılı diğer suçtan mahkümiyetine dair, Çınar Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 14.06.2006 gün ve 2005/74 Esas, 2006/128 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
21.07.2004 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Yasanın 3/B maddesi ile değişik CMUK.nun 305/1. maddesi uyarınca 2.000 TL'ye kadar olan mahkümiyete dair kararların kesin nitelikte olduğu, bu durumda sanığa cinsel taciz suçundan 5237 sayılı TCK.nun 105/1. maddesine göre tayin olunan 1.500 TL'den ibaret cezanın tür ve miktarına nazaran kesin nitelikte bulunmasına göre sanık müdafiin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 317. maddesi gereğince reddiyle, incelemenin sanık hakkında müessir fiil suçundan kurulan hükümle sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
14.06.2006 günlü ikinci mahkümiyet hükmünün de dava zamanaşımını kesmesi nedeni ile 01.10.2003 günlü ilk hükümden itibaren zamanaşımının dolmuş olduğundan bahisle bozma öneren tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2009/8987, K. 2010/6957, 28 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama