KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2010/10849 E., 2011/1229 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2011
Karar Metni
448 kelime·2 dk okuma
Zorla kaçırıp alıkoyma, ırza geçme ve fuhşa özendirme suçlarından sanık ... ile fuhşa özendirme suçundan sanık ... ...’ın yapılan yargılanmaları sonunda; atılı fuhşa özendirme suçundan her iki sanığın mahkümiyetine, ırza geçme ve zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından ...’in beraetine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.09.2008 gün ve 2004/97 Esas, 2008/242 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılan vekili ve sanıklar tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
Tayin edilen cezanın tür ve miktarına göre sanık ... ...’ın duruşma isteğinin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ...’in onaylı nüfus kaydı getirtilmeden hüküm kurulmuşsa da UYAP'tan nüfus kaydı temin edildiğinden bu husus bozma nedeni sayılmamıştır.
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle ırza geçme ve zorla kaçırıp alıkoyma suçundan verilen beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar hakkında fuhşa özendirme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Suç tarihlerinde ...’ta üniversitede eğitim görüp halen beden eğitimi öğretmeni olarak görev yapan sanık ...’in yargılama aşamasında kimliğini iki kez kaybettiğini ve kimliğini bulan şahıs tarafından bu eylemlerin gerçekleştirilmiş olduğunu savunması,
kamu davasında savunması alınıp yargılaması yapılan kişiye ait fotoğrafların kendilerine gösterilmesinin sonrasında mağdurelerin kendilerini pazarlayan kişinin bu kişi olmadığını ve bu şahsı ilk kez gördüklerini ifade etmeleri ve mahkemece toplanıp dosyaya getirtilen tüm delillerden atılı fuhşa özendirme suçunun iddianamede kimlik bilgileri yazılı “...” isimli kişi tarafından işlendiği hususunda hükme varmaya yeterli kanıt bulunmadığı halde mahkümiyetine karar verildiği, yine diğer yandan temyiz aşamasında mağdurenin kişisel çabaları ile dosyaya ibraz edilen deliller kapsamında;
“...” isim ve kimlik bilgilerini kullanan kişinin tabanca ile kendi kendini yaralaması olayı ile ilgili olarak vücudunda saptanan yara izi ve mermi giriş ve çıkış deliklerinin, dosyada yargılaması yapılan ... isimli kişi hakkında Adli Tıp Kurumu ...
Adli Tıp Şube Müdürlüğünce tespit edilen bulgularla örtüşmediği, ayrıca ... adına çıkarılan GSM hattının abonelik sözleşmesinin ekinde bulunan nüfus cüzdanı üzerindeki fotoğraf ile dosyada yargılaması yapılan kişi ile benzerliğinin bulunmadığı da nazara alınarak iddianamede kimlik bilgileri yazılı ...’ın üzerine atılı suçu işlemediğinin sabit olduğu ve bu suçtan beraetine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ise de;
her iki sanığa isnat olunan fuhşa özendirme suçunun tabi olduğu yasa maddesinde öngörülen cezanın tür ve tutarına nazaran 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi olan 07.08.2003’den inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2010/10849, K. 2011/1229, 22 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama