KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2010/11041 E., 2012/12455 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Rüşvet almak
- Hüküm
- Mahkümiyet
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Hükmolunan sonuç ceza miktarı itibariyle koşulları bulunmadığından sanık müdafiin vaki duruşma isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/09/2012 gün ve 2012/420 Esas, 2012/1771 sayılı Kararı da nazara alınarak 6352 sayılı Yasanın geçici 2. maddesinin sadece karşılıksız yararlanma suçlarını kapsadığı anlaşılmakla 6352 sayılı Yasanın rüşvet suçu yönünden getirdiği düzenlemeler de gözetilerek yapılan incelemede,
Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen, aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
İş Müfettişi olan sanığın işveren olan ve hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanan diğer sanığın yanında çalıştırdığı işçisine sigorta yaptırmaması ve fazla mesai paralarının ödenmemesine dayalı şikayet konusunda lehine işlem yapmak için altıyüz lira rüşvet istediği, talep edilen parayı esasen vermek istemeyen ...'in durumu kolluk güçlerine bildirdiği, seri numaraları alınan paraların sanığa verilmesini müteakip yapılan operasyonla yakalandığı,
5237 sayılı TCK'nın 252/1. maddesine göre, rüşvet suçunun tamamlanması için iki tarafın rüşvet konusunda anlaşmaya varmasının gerektiği, olayımızda ise rüşvet verme düşüncesinde olmayan ...'in suçun tespiti ve sanığın yakalanmasını temin amacıyla talebi kabul etmiş gibi görünüp parayı verdiği, bu durumda iki tarafın serbest iradesine dayanan rüşvet anlaşmasının varlığından söz edilemeyeceği ve eylemin rüşvet almaya teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden, suçun tamamlandığının kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2010/11041, K. 2012/12455, 4 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama