KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2010/1409 E., 2010/2514 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2010
Karar Metni
257 kelime·1 dk okuma
Reşit olmayan mağdurun ırzına geçmeye teşebbüs etmek ve zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanıklar ... ve ...’ın yapılan yargılanmaları sonunda; atılı suçlardan mahkümiyetlerine dair, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.03.2006 gün ve 2002/239 Esas, 2004/219 Ek Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık ... ile sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanıklar müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle sanıklar hakkında reşit olmayan mağdurları zorla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükümler ile sanık ... hakkında reşit olmayan mağdurun ırzına geçmeye teşebbüs etmek suçundan kurulan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA,
Sanık ... hakkında reşit olmayan mağdurun ırzına geçmeye teşebbüs etmek suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklamasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2010/1409, K. 2010/2514, 29 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama