KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2010/1932 E., 2010/5430 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2010
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak suçlarından sanık ...’ün yapılan yargılanması sonunda; kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaktan beraeti ile çocuğun nitelikli cinsel istismarından mahkümiyetine dair, İnebolu Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10/12/2009 gün ve 2007/5 Esas, 2009/86 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılan vekili ile sanık müdafii tarafından talep edilmiş ve incelemenin duruşmalı olarak yapılması sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığının tebliğnamesiyle daireye gönderilmekle 16.06.2010 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından ... hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık ... adına gelen Av. ... huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Sanığın 02.06.2010 tarihli tahliye talepli yazı gönderdiği anlaşıldı. Alındı okundu, dosyasına konuldu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay C.Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 30.06.2010 Çarşamba saat 13.30'a bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Mağdur ...'ın 05/04/1988 doğumlu olması ve suç tarihi Ağustos 2005 itibariyle 18 yaşını bitirmesine kısa bir süre kalması ve sanığa atılı suçun unsurlarına etkisi bakımından, mağdurun doğum tutanağı getirtilip resmi bir kurumda doğmadığının anlaşılması halinde yaş tespitine esas olacak kemik grafileri çektirilerek suç tarihinde kaç yaşında olduğu hususunda sağlık kurulundan rapor alınması,
gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan da görüş sorularak gerçek yaşının bilimsel verilere göre saptanmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK.nun 103/4. maddesinin, suçun aynı Yasanın 1-a maddesindeki çocuklara karşı cebir veya tehditle işlenmesini ağırlaştırıcı neden olarak öngördüğü ve olayda bu maddenin uygulanma koşullarının bulunmadığı gözetilmeden, sanığa 103/2. maddesi ile tayin olunan cezanın 103/4. madde ile artırıma tabi tutulması,
Kanuna aykırı, katılan vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
24.06.2010 tarihinde verilen işbu karar 30.06.2010 tarihinde Yargıtay C.Savcılarından ... hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2010/1932, K. 2010/5430, 24 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama