KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2010/2035 E., 2010/2699 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2010
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma
Irza geçme ve reşit olmayan mağdureyi rızası ile kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık ...'un yapılan yargılanması sonunda; eyleminin ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunu oluşturduğunun kabulü ile bu ve atılı diğer suçtan mahkümiyetine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.12.2005 gün ve 2005/147 Esas, 2005/298 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dosya Yargıtay C.Başsavcılığının tebliğnamesiyle daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığa isnat olunan reşit olmayan mağdureyi rızası ile kaçırıp alıkoyma suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, 14.03.2002 suç tarihinden inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık hakkında ırz ve namusa tasaddide bulunma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
...
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2010/2035, K. 2010/2699, 6 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama