KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2010/2050 E., 2010/5942 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2010
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda; atılı suçlardan mahkümiyetine dair, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 08.05.2007 gün ve 2006/344 Esas, 2007/296 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde temyiz edilmediğinden bahisle kesinleştirilip infaza verilmesinden sonra C.Savcısının CMK.nun 231. maddesi ile ilgili isteminin reddine ilişkin aynı mahkemeden verilen 12.03.2008 gün ve 2006/344 Esas, 2007/296 sayılı Kararın süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
Hükümlerde başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak mercii ile şeklinin açıkça belirtilmesinin zorunlu olduğu ve bunlardan birinin veya birkaçının kararda gösterilmemiş olması ya da yanlış gösterilmesinin Anayasanın 40/2 ve CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine aykırılık teşkil edeceği, 08.05.2007 günlü hükümde ise bu hususlar eksik gösterildiği için, aynı Yasanın 40 ve devamı maddelerine göre süresinin geçirilmesinde sanığın kusurunun bulunmadığı ve eski hale getirme nedeninin oluştuğu, istemin süresi içinde ve ilk hükme yönelik temyiz niteliğinde olduğu nazara alınarak, usul ve yasaya uygun düşmeyen 12.03.2008 gün ve 2006/344 Esas, 2007/296 sayılı karar da yok hükmünde kabul edilerek işin esasının incelenmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığın sorgusu yapılmadan mahkümiyet hükmü kurulması suretiyle CMK.nun 191 ve 193. maddelerine muhalefet edilmesi,
Suçun unsuruna etkisi bakımından mağdurenin onaylı nüfus kaydı dosyaya getirtilmeden hüküm tesisi,
19.12.2006 günlü 5560 sayılı Yasanın 23 ve 08.02.2008 tarihli 5728 sayılı Kanunun 562. maddeleri ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının mahkemece karar yerinde tartışılması lüzumu,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2010/2050, K. 2010/5942, 5 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama