KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2010/3472 E., 2010/5995 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2010
Karar Metni
245 kelime·1 dk okuma
Irz ve namusa tasaddide bulunma suçundan sanık ...’in bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; eyleminin sarkıntılık suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkümiyetine dair, İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.10.2005 gün ve 2005/316 Esas, 2005/265 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sabit görülen sarkıntılık suçunun 765 sayılı TCK.nun 421/2. maddesine temas ettiği, kovuşturması şikayete bağlı olup uzlaşma kapsamında kaldığı, 5560 sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 253/3. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmekle birlikte atılı suçun aleyhe düzenleme getiren bu değişiklikten önce gerçekleştiği ve 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi dikkate alınarak kovuşturma şartı olan uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğinden öncelikle CMK.nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma girişiminde bulunulması ve sonuçsuz kalması halinde yargılamaya devam edilerek lehe olan kanuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2010/3472, K. 2010/5995, 6 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama