KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2010/5248 E., 2010/7089 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2010
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma
Zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından sanık ...’in yapılan yargılanması sonunda; mahkümiyetine dair, Salihli Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 03.12.2009 gün ve 2009/179 Esas, 2009/280 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan kurum vekili ve sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
Tayin edilen cezaların tür ve miktarlarına göre sanık müdafiin duruşma isteğinin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın Salihli ilçesinde gerçekleştirdiği bir kısım eylemler ile Selendi ve Kula İlçelerinde gerçekleştirdiği eylemleri kabul etmemesi karşısında, iddianameye konu eylemlerle ilgili olarak abonelerin hatalı tahakkuk itirazında bulunup bulunmadıkları, hatalı tahakkuk nedeniyle iptal edilen faturalar olup olmadığı araştırıldıktan sonra maddi gerçeğin araştırılması ve gerçek zimmet miktarının tespiti amacıyla biri bilgisayar mühendisi ikisi emekli uzman Sayıştay denetçisinden oluşturulacak bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre, sanığın katılan ...
Elektrik Dağıtım AŞ.nin ... ilinin değişik ilçelerindeki birimlerinde çalışırken gerçekleştirdiği eylemlerinin zincirleme tek zimmet suçunu oluşturup oluşturmadığı, tanıklar ... ve ...’in aşamalardaki beyanlarında, Başkontrolör raporu içeriğine göre de ...
Tarım yetkilisi ...’ın şifahi beyanında elektrik borcunu ödediklerini, ...’nin ise fazla tahakkuk nedeniyle yaptığı itiraz üzerine tahakkuk edilen miktarın düşürüldüğünü beyan etmeleri karşısında sanığın bu kişiler ve şirkete ait tahakkuk eden faturaları geçerli bir belgeye dayanmaksızın iptali şeklindeki iddia olunan eylemlerinin zimmetin teselsülü niteliğinde olup olmadığı karar yerinde tartışılmaksızın yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Görevi kötüye kullanmak olarak kabul edilen eylemlerin zincirleme biçimde işlendiğinin, 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi nedeniyle de sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Meşru malikin belli olması halinde, zimmetin maddi konusunu oluşturan değerlerin karşılığının 5237 sayılı TCK.nun 55/2. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, ...’in aşamalardaki beyanlarında sanığın kendisinden aldığı parayı faturanın gecikme bedeli dahil ödediğini ifade etmesi karşısında ve katılan kurumun 11.05.2009 günlü cevabi yazısı içeriğine göre de abonenin 1.334,90 TL tutarındaki faturasının 30.04.2009 tarihinde 1.645,90 TL olarak kuruma ödendiği de nazara alınmaksızın yazılı şekilde başkontrolör raporunda belirtilen miktar üzerinden müsadere kararı verilmesi,
Suçtan doğrudan doğruya zarar görmedikleri halde ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ın kamu davasına katılmalarına karar verilerek kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olmaları nedeniyle ... ve ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2010/5248, K. 2010/7089, 1 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama