KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2010/5449 E., 2010/6879 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2010
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Irza geçme ve zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından hükümlü ... hakkında 5237 sayılı Kanunun uygulanıp uygulanmayacağı ile ilgili olarak Yozgat Ağır Ceza Mahkemesinden bozma üzerine verilen 16.02.2009 gün ve 2009/6 Esas, 2009/41 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi hükümlü müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Kaçırıp alıkoyma suçundan 765 sayılı TCK.nun 430/1. maddesi uyarınca alt sınırdan ceza tayin edilirken 5 yıl hapis yerine, 4 yıl olarak belirtilmesi; 59. maddesinin doğru tatbiki ve gerekçede 5 yıl olarak gösterilmesi karşısında mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı Yasada cezaların içtimaı müessesesi bulunmadığı ve ayrı ayrı infazlarının gerektiği gözetilmeden iki ayrı suçtan verilen cezaların içtima ettirilmesi, keza Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2006/10-11 Esas, 2006/12 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; esasen sadece hükmün kesinleşmesinden önceki yargılama giderlerinden sorumlu bulunan CMK.nun 325/3. maddesinde öngörülen "hakkaniyet" ölçütünün bir gereği olarak;
sınırlı ve zorunlu bir yargılama faaliyeti olan mahkümiyet hükmünde değişiklik yargılaması sırasında yapılan yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacak olan hükümlüden kesinleşme sonrası yapılan yargılama giderinin de alınmasına karar verilmesi kanuna aykırı ve hükümlü müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2010/5449, K. 2010/6879, 27 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama