KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2010/5845 E., 2010/5927 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2010
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma
Rüşvet vermeye teşebbüs suçundan sanıklar ... ve ...'un 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 213/2, 61, 522/1, 55/3 (sanık ... için) ve 59/2. maddeleri uyarınca 277 Türk Lirası ve 185 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmalarına, aynı Kanunun 219/son maddesi gereğince memuriyetten müebbeten mahrumiyetlerine dair ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/03/2010 tarihli ve 2005/360 Esas, 2010/100 sayılı kararının;
Dosya kapsamına göre,
1-Suç tarihinin 17/12/2000 olduğu olayda, 765 sayılı Kanunun 213/2. maddesinde yazılı cezanın nev'i ve miktarına göre, suç tarihi ile son hükmün verildiği 16/03/2010 tarihi arasında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğunun dikkate alınmadan hüküm kurulmasında,
2-Sanıkların üzerlerine atılı suçla ilgili ceza nev'i bakımından 765 sayılı Kanun lehlerine görünse de, mahkümiyetin sonucu aynı Kanunun 219/son maddesi gereğince verilen memuriyetten müebbeten mahrumiyet fer'i cezasının aleyhe olduğu, bu sebeple 5237 sayılı Kanunun lehe olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi gereğince bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 12.05.2010 gün ve 30343 sayılı Kanun Yararına Bozma istemlerine atfen C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
Sanıkların yapılan yargılanmaları sonunda rüşvete teşebbüs suçunu işledikleri kabul edilerek lehlerine olduğu değerlendirilen 765 sayılı TCK.nun 213/2, 61, 522/1, 55/3(sanık ... için) ve 59. maddeleri uyarınca 277 ve 185 Türk Lirası adli para cezası tayin edildiği ve tutarlarına nazaran para cezaları CMUK.nun 305. maddesinde gösterilen kesinlik sınırında kalmakla birlikte, aynı Kanunun 219/son maddesine göre verilen “müebbeden memuriyetten mahrumiyet” cezasından dolayı hükmün kesinlik kapsamı ve sınırı dışında kalıp temyiz yasa yoluna tabi hale geldiği,
sanıklar müdafileri 16.03.2010 tarihli hükümde kararın kesin olduğunun belirtilmesi suretiyle yanıltılmalarından dolayı 17.03.2010 günlü dilekçeyle yazılı emirle bozma yoluna gidilmesi isteğinde bulunmuş iseler de; kanun yararına bozma isteğine konu hükmün açıklanan sebeple kesin nitelikte olmadığı ve CMK.nun 264. maddesi gereğince kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağından, yasal süresi içerisinde verilen 17.03.2010 günlü dilekçenin temyiz mahiyetinde kabul edilip, buna ait usul dairesinde dosyanın Yargıtay’a gönderilmesi ve temyiz incelemesi yapılmasının sağlanması gerektiği,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2010/5845, K. 2010/5927, 5 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama