KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2010/6337 E., 2010/6164 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2010
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve fuhuşa aracılık etmek suçlarından sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’nun yargılanmaları sonunda; sanıklar ..., ... ve ...'ın fuhuşa aracılık etmek suçundan, diğer sanıklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkümiyetlerine dair, Karabük Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10.03.2009 gün ve 2007/14 Esas, 2009/73 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık ... ile sanıklar müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar ... ve ...'ın adli sicil kayıtlarında gözüken ilamları getirtilerek tekerrür hükümlerinin tartışılmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanıklar müdafiilerin temyiz itirazlarının reddiyle sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin tebliğname gibi ONANMASINA,
Sanıklar İlyas, Yetkin ve Mustafa hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun dairemizce de benimsenen 12.03.1990 gün ve 1990/8-3-70, 09.10.2007 gün ve 2007/11-44-200 sayılı kararlarında vurgulandığı gibi, bir olayın açıklanması sırasında başka bir hadiseden söz edilmesi o hadise hakkında da dava açıldığını göstermeyeceği ve dava konusu yapılan eylemin açıklıkla ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği, buna karşılık sanık ... hakkında düzenlenen 15.01.2007 tarihli iddianamede suçun "kişiyi hürriyetten yoksun kılma" olarak gösterildiği, cinsel istismarın da gerçekleştirilmediğinin belirtildiği, çocuğun cinsel istismarı suçundan açılmış bir davanın bulunmadığı gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi suretiyle CMK.nun 225. maddesine aykırı davranılması,
Mahkemenin oluşa uygun şekilde sanık ...'nın mağdure Merve'ye karşı eylemini 2004 yılı sonlarında gerçekleştirdiği kabul edildiği halde, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi ile CMK.nun 34 ve 230. maddeleri uyarınca lehe olan hükmün, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK. hükümleri ile sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın, denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Mağdure Merve'nin aşamalarda değişmeyen sanık ... ile ilişkiye girmediğine ilişkin beyanları, sanığın tahkikatının başından itibaren suçu inkara yönelik savunması, iletişim tesbit tutanaklarında sanık ile mağdurenin cinsel ilişkiye girdiklerini gösterir bir konuşmanın da bulunmadığı nazara alındığında, sanıklardan ...'nın çelişkili beyanlarından başkaca, sanığı cezalandırmaya yeter somut, tarafsız ve tutarlı delil elde edilemediği, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de gözetilerek, sanık ...'ın beraeti yerine yazılı şekilde mahkümiyetine karar verilmesi,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2010/6337, K. 2010/6164, 12 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama