İçeriğe geç
AC
5. Ceza Dairesi Esas: 2011/13145 Karar: 2013/599 Tarih: 2013

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/13145 K.2013/599

5. Ceza Dairesi 2011/13145 E. , 2013/599 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İrtikap HÜKÜM : Eylemin yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Dairemizce de benimsenen Ya

Karar Özeti

5. Ceza Dairesi 2011/13145 E. , 2013/599 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İrtikap HÜKÜM : Eylemin yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Dairemizce de benimsenen Ya

Karar Detayı

5. Ceza Dairesi 2011/13145 E. , 2013/599 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İrtikap HÜKÜM : Eylemin yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK'nın 18/09/2012 gün 2012/420 Esas, 2012/1771 sayılı Kararı da nazara alınarak 6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin sadece karşılıksız yararlanma suçlarını kapsadığı anlaşılmakla, anılan Kanunun yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama suçu yönünden getirdiği düzenlemeler de gözetilerek yapılan incelemede; Katılanın yetkili olmadığı bir iş için sanığa para verdiği hususunun şüpheli kaldığı, ceza yargılaması sonucunda mahkümiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiç bir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak biçimde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Anayasa m.38/4, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi m.6/2, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi m.11, Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi m.142/2), dosya kapsamı, sanığın aşamalarda değişmeyen savunmaları, tanık beyanları, katılanın aşamalarda verdiği beyanların çelişkili olması karşısında, sanığın atılı suçu işlediğine dair kesin, inandırıcı ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde mahkümiyet kararı verilmesi, Kabule göre de; Hükümden sonra 05/07/2012 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 89. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 255. maddesinde yer alan suçun unsurlarında esaslı değişiklikler yapılması karşısında yeni düzenlemeler ve unsurlarının oluşması durumunda görevi kötüye kullanma ile dolandırıcılık fiilleri de değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri lüzumu, Hükmün tefhim edildiği celsede duruşmaya gelmeyen sanık yerine hazır olan müdafiiden sonra katılana söz verildiğinin anlaşılması karşısında; hükümden önceki son sözün sanık müdafiine verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle CMK'nın 216/3. maddesi ihlal edilerek savunma hakkının kısıtlanması, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla