KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2011/14269 E., 2012/9468 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Zimmet
- Hüküm
- Ortadan kaldırma
Karar Metni
503 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılama sonunda konut yapı kooperatifinin yapıları bitirdikten sonra görevinin sona erip binaların oturma izni ile ilgili vergi ve harçları yatırmanın kooperatif tüzel kişiliğinin görevi olmadığı gerekçesiyle eylemin hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçunu oluşturacağı kabul edilmişse de 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 81/2. maddesinde “Konut yapı kooperatifleri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır.
Ancak tescil tarihinden itibaren 6 ay içerisinde usulüne uygun şekilde anasözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz. Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar.
Konut kooperatiflerinde yapı kullanma izninin alınmasını müteakip en geç bir yıl içinde ortakların Kat Mülkiyeti Kanununa göre ferdi münasebet işleri sonuçlandırılır.” hükmünün düzenlendiği, ilgili kooperatif anasözleşmesinin 85/2. maddesinde “Ayrıca, kooperatif anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır.
Ancak tescil tarihinden itibaren 6 ay içerisinde usulune uygun şekilde anasözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının ve türünün değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz.” hükmünün yanısıra genel kurulun görev ve yetkilerini düzenleyen 23. maddesinin 8. bendinde "Anasözleşmede yapılması öngörülen değişiklikler hakkında karar vermek" 12. bendinde ise "Kooperatifin dağılması hakkında karar vermek, tasfiye kurulunu seçmek" şeklinde düzenlemeler bulunduğunun,
belirtilen kanun maddesi ve düzenlemelerden açıkça anlaşıldığı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21/01/2002 gün 8044-262 sayılı ve 29/04/2002 gün 407-3953 sayılı Kararlarında vurgulandığı üzere 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 81/2. maddesi uyarınca kooperatifin dağılmış sayılabilmesi için ferdi mülkiyete geçilmesinin yeterli olmayıp anasözleşmede öngörülen tüm işlerin tamamlanması gerektiği, ancak bundan sonra hukuken dağılma sürecine girilerek tasfiye işlemlerine başlanabileceği ve sicilden terkine kadar kooperatif tüzel kişiliğinin devam edeceği,
ayrıca ferdileşme işleminin tamamlanması için bütün konutların ortaklar adına tescilinin gerektiği, öte yandan ferdileşme işlemi tamamlandıktan sonraki altı ay içinde genel kurulca kooperatif anasözleşmesinde değişiklik yapılarak kooperatifin işletme kooperatifine dönüştürülmesine karar verilebileceği ve bu durumda dağılmaya ilişkin hükmün uygulanmayacağı anlaşılmakla,
Kooperatif anasözleşmesinde belirtilen tüm işlerin tamamlanıp tamamlanmadığının araştırılması, kooperatifçe inşa edilen konutların son olarak hangi tarihte ilgili ortak adına tescil edildiğinin belirlenmesi, kooperatif genel kurulunca anasözleşmede değişiklik yapılıp yapılmadığının ve yapılmamışsa kooperatifin dağılması ve tasfiyeye gidilmesi hususunda karar verilip verilmediğinin koperatifin ticaret sicili dosyasından araştırılarak tespit edilmesi,
sanıklar adına açılmış şahsi hesaplara kooperatif üyelerince hangi tarihlerde ne kadar para yatırıldığının ve bu paraların hangi tarihlerde, hangi amaçla nerelerde kullanıldığına ilişkin tüm bilgi ve belgelerin celbedilmesinden sonra dosyanın konunun uzmanı emekli Sayıştay Uzman Denetçileri ile konut yapı kooperatifleri konusunda uzman hukukçu bir bilirkişiden oluşan bilirkişi kuruluna tevdi edilerek sanıkların zimmetinde kooperatif parası bulunup bulunmadığı,
varsa miktarı ve zimmetin niteliği hususunda rapor alınmasından sonra sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2011/14269, K. 2012/9468, 26 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama