KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2011/1590 E., 2011/3164 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2011
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
Zorla ırza geçme ve kaçırıp alıkoyma suçlarından hükümlü ... hakkında 5237 sayılı TCK.nun uygulanıp uygulanamayacağı ile ilgili olarak; ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.10.2009 gün ve 2009/112 Esas, 2009/144 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi hükümlü müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçesi gösterilmek suretiyle kaçırıp alıkoyma suçundan 765 sayılı Yasaya göre verilen hükmün lehe olduğunun kabulüyle, uyarlama kararı verilmesine yer olmadığına dair hüküm usul ve yasaya uygun olduğundan hükümlü müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Irza geçme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
765 sayılı TCK.nun 414/2. maddesi uyarınca temel ceza asgari hadden belirlendiği için 5237 sayılı TCK.nun 103/2. maddesi ile temel cezanın da orantılılık ilkesine uyularak tayin edilmesi gerektiği ve suçun “birden fazla kişi tarafından işlenmesi” halini artırım nedeni kabul eden düzenlemenin 5237 sayılı TCK.nun 103/3. maddesine 08.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5377 sayılı Yasayla ilave edildiği, ancak suç tarihinin değişiklikten önce olması sebebiyle maddenin hükümlü aleyhine uygulanma olanağı bulunmadığı,
bu itibarla 765 sayılı TCK.nun 414/2, 417, 59, 31 ve 33. maddelerinde belirtilen eyleminin 5237 sayılı TCK.da 103/2, 103/4, 62 ve 53. maddelerine uyacağı ve orantılılık ilkesine bağlı kalınarak belirlenecek cezanın hükümlü lehine olacağı gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılarak 5237 sayılı TCK.nun aleyhe kabul edilmesi,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2011/1590, K. 2011/3164, 18 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama