KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2011/1779 E., 2011/3498 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2011
Karar Metni
649 kelime·3 dk okuma
Ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama ve 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçlarından sanıklar ... ve ...'ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...'in eyleminin ruh sağlığını bozacak şekilde basit cinsel saldırı olarak kabulüyle bu ve atılı diğer suçlardan mahkümiyetine ve 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
sanık ...'nin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, katılanlar Sevinç ve Medine'ye yönelik kasten yaralama suçundan mahkümiyetine ve 6136 sayılı Yasaya muhalefet ile katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçlarından dolayı beraetine, konut dokunulmazlığını bozmak suçundan dolayı sanıklar haklarında suç duyurusunda bulunulmasına dair, Siverek Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.02.2010 gün ve 2008/183 Esas, 2010/21 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık ..., sanıklar müdafileri ile katılanlar Sevinç,
Abbas ve Medine vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
Katılanlar Sevinç, Abbas ve Medine vekilinin müşteki Ahmet'in vekili olmadığından, sanık ... hakkında bu kişiye yönelik kasten yaralama suçundan verilen beraet ile 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan CMUK.nun 365. maddesine göre doğrudan zarar görmeyen ve bu suç açısından kamu davasına katılma olanağı olmadığı gibi, hükmü temyize hukuken hak ve yetkisi bulunmadığından,
katılanlar Sevinç, Abbas ve Medine vekilinin sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından kurulan beraet hükümlerine yönelik temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine, konut dokunulmazlığını bozmak suçundan dolayı sanıklar haklarında suç duyurusunda bulunulmasına ve sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçuyla ilgili olarak kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar CMK.nun 264 ve 267. maddeleri uyarınca itirazı kabil kararlardan olup,
temyiz yeteneği bulunmadığı anlaşıldığından sanık müdafii ve katılanlar vekilinin bunlara ilişkin temyiz isteklerinin itiraz niteliğinde kabul edilip gerekli karar merciince mahallinde verilmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle ruh sağlığını bozacak şekilde basit cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık ... hakkında kurulan usul ve kanuna uygun olan mahkümiyet hükümlerinin ONANMASINA,
Sanıklar haklarında kasten yaralama ve sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkümiyet hükümlerinin incelenmesinde ise;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun dairemizce de benimsenen 12.03.1990 gün ve 1990/8-3-70, 09.10.2007 gün ve 2007/11-44-200 sayılı Kararlarında vurgulandığı gibi; bir olayın açıklanması sırasında başka bir hadiseden söz edilmesi o hadise hakkında da dava açıldığını göstermeyeceği ve dava konusu yapılan eylemin açıklıkla ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği, buna karşılık sanık ... hakkında düzenlenen 14.07.2008 tarihli iddianamede mağdur ...'e yönelik kasten yaralama suçundan açılmış bir davanın bulunmadığı, bu hususta iddianame ile dava açtırılmaksızın ek savunma verilip yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi suretiyle CMK.nun 225. maddesine aykırı davranılması,
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun sanık ...'nin katılımıyla birden fazla kişi tarafından cinsel amaçla işlendiğinin kabulüyle sanık ... hakkında TCK.nun 109/5. maddesi uygulandığı halde, yüklenilen bu suçun "müşterek faili" olarak sorumlu tutulan sanık ... hakkında tayin olunan cezaların 109/5. maddesi ile artırılmaması suretiyle eksik ceza tayini,
Kabule göre de;
Sanıkların, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eyleminde bulundukları katılan ...'i basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif şekilde yaraladıklarının anlaşılması ve 5237 sayılı Yasanın 109/6. maddesinin "Bu suçun işlenmesi amacıyla veya sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır" hükmü karşısında, sanıkların mağdureyi yaralama eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun zor unsuru kapsamında kalıp kalmadığı hususu karar yerinde tartışılmadan kasten yaralamak olarak kabulü ile 86/2. maddesine göre hüküm kurulması,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2008/11-250 Esas ve 2009/13 Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere; manevi zararın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun değerlendirilmesinde esas alınamayacağı, kamu davasına konu olayda maddi zararın nelerden ibaret olduğu gösterilmeden ve ayrıca böyle bir zararın sözkonusu olmadığı nazara alınmadan mahkemece isabetli olmayan yetersiz gerekçeyle yaralama suçlarına ilişkin hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasının uygulama dışı bırakılması,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2011/1779, K. 2011/3498, 27 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama