İçeriğe geç
AC
5. Ceza Dairesi Esas: 2012/10264 Karar: 2013/5105 Tarih: 2013

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/10264 K.2013/5105

5. Ceza Dairesi 2012/10264 E. , 2013/5105 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İrtikap HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; CMK'nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hak

Karar Özeti

5. Ceza Dairesi 2012/10264 E. , 2013/5105 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İrtikap HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; CMK'nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hak

Karar Detayı

5. Ceza Dairesi 2012/10264 E. , 2013/5105 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İrtikap HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; CMK'nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün 14/06/2012 havale tarihli dilekçe ile Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında irtikap suçuyla ilgili olarak 3628 sayılı Yasanın 18. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak Hazinenin katılma talebinin kabulüne ve hükmolunan ceza tutarı itibariyle koşulları bulunmadığından sanıklar müdafiin duruşma isteminin CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddi ile incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK'nın 18/09/2012 tarihli, 2012/420 Esas, 2012/1771 sayılı Kararı da nazara alınarak 6352 sayılı Yasanın geçici 2. maddesinin sadece karşılıksız yararlanma suçlarını kapsadığı anlaşıldığından, anılan Kanunun irtikap suçu yönünden getirdiği düzenlemeler de gözetilerek yapılan incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30/03/2010 tarih ve 2009/5-167-2010/70 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; icbar suretiyle irtikap suçunda mağdurun iradesini baskı altında tutmaya elverişli olmak koşuluyla, doğrudan doğruya veya dolaylı biçimde yapılan her türlü zorlayıcı hareketin icbar kavramına dahil olduğu, manevi cebirin, belli bir şiddete ulaşması, ciddi olması, mağdurun baskının etkisinden kolaylıkla kurtulma olanağının bulunmaması gerektiği, katılanın aşamalardaki beyanları ve olayın oluş şekline göre olayda sanıkların öğreti ve uygulamada kabul edildiği üzere yasanın öngördüğü anlamda icbar boyutuna varan bir davranışlarının bulunmadığı, bu itibarla irtikap suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı; sanıkların, katılanın işyerinde bir süre çalıştıktan sonra ayrılan İran uyruklu iki şahsın sözlü müracaatı üzerine işyerine geldikleri, bu şahısların alacakları olan 280 TL'de içinde olmak üzere 600 TL vermesi halinde yazmaları gereken 5.000-6.000 TL kadar idari para cezasını yazmayacaklarını ifade ettikleri, bu teklifi kabul eden katılanın parayı hazırlamak üzere süre istediği, bu aşamadan sonra sanıkların para konusundaki aceleci ve ısrarlı tavırlarına içerleyen katılanın Emniyet Müdürlüğüne müracaat ettiği, daha sonra seri numaraları alınmış 600 TL parayı işyerine gelen sanıklara teslim etmesinden sonra çevrede önlem alan polis memurlarınca yakalandıkları, sanıkların tevilli ikrarları, katılan ve tanıkların beyanları, olay yeri ve yakalama tutanaklarından anlaşılmakla eylemin suç tarihindeki düzenlemeye göre görevlerinin gereklerine aykırı olarak yapmaları gereken işi yapmamak suretiyle rüşvet alma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hükümler kurulması, Kabule göre de; Suçların 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanıklar hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezalarının infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezaların yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hükümden sonra 05/07/2012 gün ve 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasanın 86. maddesi ile 5237 sayılı TCK'ya eklenen 250/4. maddesine göre sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi lüzumu, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiileri ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla